Sahte Borsa Sitelerinde KYOK İptali – Dolandırılan Mağdura “Riskleri Biliyordun” Denemez – 2026

Sahte Borsa Sitelerinde KYOK İptali

Dolandırılan mağdura “riskleri biliyordun” denilerek takipsizlik kararı verilemez. Yargıtay 11. Ceza Dairesi (E. 2025/1931, K. 2025/12293, T. 29.09.2025), sahte bir borsa sitesine 75.000 TL gönderen mağdurun şikâyetini “kısa zamanda az miktarda para ile yatırım yaparak yüksek miktarda para kazanma şeklindeki eyleminde kaybetme ihtimali olduğunu bilmesi gerektiği” gerekçesiyle kapatan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ve buna karşı yapılan itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.

Kararın iki ayrı bozma sebebi var. Birincisi, savcılığın gerekçesi hatalı: mağdurun yatırım riskini bilmesi gerektiği düşüncesi, failin dolandırma kastının araştırılmasının yerine geçemez. İkincisi ve daha az bilinen olanı, itirazı reddeden sulh ceza hâkimliğinin kalıp gerekçesi: “usule, yasaya ve oluşa aykırı bir durum bulunmadığı” biçimindeki matbu ret, Yargıtay tarafından dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçe sayılmıştır. İtirazın reddi kararı CMK 271/4 uyarınca kesin nitelikte olduğundan, bu aşamadan sonra tek yol kanun yararına bozmadır.

“Riskleri Biliyordun” Gerekçesi Neden Hukuka Aykırı?

Büromuza gelen dosyalarda takipsizlik kararlarının gerekçesi şaşırtıcı bir benzerlikle tekrar ediyor. Cümleler değişse de mantık aynı: mağdur yüksek kazanç vaadine kanmıştır, bu vaat hayatın olağan akışına aykırıdır, dolayısıyla ortada aldatma kabiliyeti bulunan bir hile yoktur.

Bu mantığın hukuki sorunu şudur: mağdurun ne bilmesi gerektiği ile failin ne yaptığı iki ayrı meseledir. Dolandırıcılık suçunun unsurları hileli davranış, hilenin aldatıcı nitelikte olması ve haksız yarar sağlanmasıdır. Bu unsurların gerçekleşip gerçekleşmediği, failin davranışlarına bakılarak belirlenir. Mağdurun basiretli davranıp davranmadığı, suçun unsurlarını ortadan kaldıran bir ölçüt değildir.

Aşağıda inceleyeceğimiz karar bu ayrımı net biçimde ortaya koyuyor. Yargıtay, savcılığın gerekçesini yalnızca eksik değil, hatalı bulmuştur. Farkı görmek önemlidir:

Ölçüt Savcılığın kurduğu test Yargıtay’ın aradığı test
Kime bakılıyor? Mağdura: riski bilmesi gerekirdi Faile: baştan itibaren dolandırma kastıyla mı hareket etti?
Ne araştırılıyor? Hiçbir şey; dosya beyanla kapatılıyor Hesap sahibi, site sorumluları, banka hareketleri, yazışmalar, benzer dosyalar
Sonuç Takipsizlik Soruşturmanın genişletilmesi

Mesele delil yokluğu değil, delil aranmamış olmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı, ancak yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi hâlinde verilebilir. Hiç araştırma yapılmamışsa delil elde edilememiş değildir; delil aranmamıştır. Bu ayrım, itiraz dilekçesinin merkezine yerleştirilmesi gereken hukuki argümandır.

Emsal Karar: 75.000 TL’lik Sahte Borsa Sitesi Dosyası

Sahte Borsa Sitesi Dolandırıcılığında “Mağdur Riskleri Bilmeliydi” Gerekçeli Takipsizliğin Bozulması

Mahkeme: Yargıtay 11. Ceza Dairesi | Esas/Karar: 2025/1931 E. — 2025/12293 K. | Tarih: 29.09.2025 | Suç: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık | Konu: Kanun yararına bozma

Olay: Şikâyetçi, internet üzerinden borsa işlemleri yürüttüğü belirtilen bir siteye giriş yaparak site çalışanlarının bildirdiği hesaba 64.000 TL göndermiştir. Bir süre sonra parasını çekmek istediğinde, bonus kullanım parası adı altında 5.500 TL talep edilmiş; şikâyetçi bu tutarı da yatırmıştır. Ancak bu kez eksik blokaj ödemesi yapıldığından ve kullanıcı bilgilerinin yanlış olduğundan bahisle 5.500 TL daha göndermesi istenmiş, bu havale de gerçekleştirilmiştir. Nihayetinde şüpheli, şirketini kapattığından bahisle para göndermemiştir. Şikâyet dilekçesinde benzer şekilde başka mağdurların da bulunduğu belirtilmiştir.

Takipsizlik gerekçesi: Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 19.12.2023 tarihli ve 2023/79638 soruşturma, 2023/44903 karar sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçe iki ayaklıdır: şüphelinin davranışlarının nitelikli yalan olmadığı; ve müştekinin kısa zamanda az miktarda para ile yatırım yaparak yüksek miktarda para kazanma şeklindeki eyleminde kaybetme ihtimali olduğunu bilmesi gerektiği.

İtirazın reddi: Mağdurun itirazı, Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.01.2024 tarihli ve 2024/186 değişik iş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ret gerekçesi şu kalıp ifadelerden oluşmaktadır: kararda “usule, yasaya ve oluşa aykırı bir durum bulunmadığı, kararın gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, karardaki gerekçenin ve değerlendirmenin yerinde olduğu”. Karar, CMK 271/4 uyarınca kesin nitelikte olduğundan aynı tarihte kesinleşmiştir.

Kanun yararına bozma süreci: Adalet Bakanlığının 07.04.2025 tarihli ve 2024/13799 sayılı evrakı ile talep edilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49376 sayılı tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiştir.

Yargıtay kararı: Daire, şikâyet dilekçesinin verilmesi üzerine hiçbir araştırma ve soruşturmanın yapılmadığını, maddi delillerin toplanmadığını, olayın başından beri şüphelinin dolandırma kastıyla hareket edip etmediğinin araştırılmadığını tespit etmiştir. Savcılığın gerekçesini hatalı, soruşturmayı eksik bulmuş; itirazı reddeden hâkimlik kararının gerekçesini de hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan nitelemiştir. Sonuç olarak sulh ceza hâkimliği kararının oy birliğiyle kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Tuzağın Anatomisi: 64.000 TL Nasıl 75.000 TL Oldu?

Kararın olgusal bölümü, bu senaryonun neden basit bir yatırım kaybı olmadığını açık biçimde gösteriyor. Rakamları sıraya dizelim.

Aşama Tutar Anlatılan gerekçe Kümülatif
1. Yatırım 64.000 TL Site çalışanlarının bildirdiği hesaba, belirli aralıklarla 64.000 TL
2. Çekim talebi Mağdur parasını çekmek istiyor 64.000 TL
3. Birinci engel 5.500 TL Bonus kullanım parası yatırılmadan iade yapılamayacağı 69.500 TL
4. İkinci engel 5.500 TL Eksik blokaj ödemesi ve kullanıcı bilgilerinin yanlış olduğu 75.000 TL
5. Kopuş Şüpheli şirketini kapattığından bahisle para göndermiyor

Üçüncü ve dördüncü satırlar, savcılığın gerekçesini kendi içinde çürütüyor. Mağdur burada yatırım riski almış değildir; zaten kaybettiği parayı geri alabilmek için ek ödeme yapmıştır. Çekim aşamasında istenen 11.000 TL, ilk yatırımın yaklaşık yüzde 17’sine karşılık gelir ve hiçbir gerçek yatırım ilişkisinde karşılığı bulunmayan taleplerdir.

Tek cümlelik ölçüt. Gerçek bir yatırım ilişkisinde kazancın veya anaparanın çekilmesi için yatırımcıdan yeni para istenmez; kesintiler mevcut bakiyeden yapılır. Çekim için ödeme talep edilmesi, tek başına ve neredeyse istisnasız biçimde hilenin varlığını gösteren göstergedir. “Bonus kullanım parası”, “eksik blokaj”, “vergi”, “komisyon”, “kimlik doğrulama bedeli” gibi adlandırmalar bu yapının değişen kılıflarıdır.

Yargıtay’ın Savcılığa Verdiği Altı Somut Görev

Kararın uygulamadaki asıl değeri, soyut bir eleştiriyle yetinmeyip yapılması gerekenleri tek tek saymasıdır. Bu liste, benzer bir takipsizliğe itiraz dilekçesi hazırlarken doğrudan kullanılabilecek bir şablondur.

Görev Amacı
Paranın gönderildiği hesap sahibinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadesinin alınması Fon zincirinin görünen ilk halkasının belirlenmesi
İnternet sitesi sorumlularına yönelik gerekli araştırmanın yapılması Sitenin arkasındaki yapının ortaya çıkarılması
Banka hesap hareketlerinin getirtilmesi Paranın nereye dağıtıldığının ve katmanlamanın tespiti
Dosyada mevcut yazışmaların incelenmesi Hilenin içeriğinin ve ek ödeme taleplerinin belgelenmesi
Şüpheliler hakkında benzer başka soruşturma veya kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması Münferit olay görüntüsünün kırılması, sistematik yapının görünür kılınması
Varsa bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı suretinin dosya arasına alınması Diğer dosyalardaki delillerin bu dosyada kullanılabilmesi

Beşinci ve altıncı görevler kararın en güçlü aracıdır. Tek bir mağdurun dosyası izole bakıldığında zayıf görünebilir; savcılık kolayca “yatırım riskiydi” diyebilir. Aynı site ve aynı hesaplar üzerinden kaç kişinin mağdur edildiği sorulduğunda ise tablo değişir ve sistematik yapı görünür hâle gelir. Kararda mağdurun şikâyet dilekçesinde benzer mağdurların bulunduğunu belirtmiş olması, bu talebin dosyada zaten dayanağı olduğunu gösteriyor. Talebi yazmayan dilekçelerde bu araştırma çoğu zaman kendiliğinden yapılmıyor.

Kararın usul dayanağı da nettir. CMK 160 uyarınca Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren hâli öğrenir öğrenmez hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak ve şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. CMK 173/3 uyarınca itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir.

İkinci Bozma Sebebi: Hâkimliğin Kalıp Ret Gerekçesi

Bu bölüm, kararın en az bilinen ama pratikte en değerli kısmıdır ve rakip içeriklerin hiçbirinde ele alınmamıştır.

Yargıtay yalnızca savcılığın gerekçesini bozmamış; itirazı reddeden sulh ceza hâkimliğinin gerekçesini de ayrıca eleştirmiştir. Hâkimlik kararı şu ifadelerden oluşuyordu: kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda “usule, yasaya ve oluşa aykırı bir durum bulunmadığı, kararın gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, karardaki gerekçenin ve değerlendirmenin yerinde olduğu”.

Yargıtay bu gerekçeyi hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan nitelemiştir. Sebebi açıktır: hiç araştırma yapılmamış bir dosyada “gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu” tespiti, dosyanın içeriğine bakılmadığını gösterir. Kalıp ifadelerden oluşan bir ret kararı, denetim işlevini yerine getirmez.

İtiraz dilekçesi hazırlarken bunun iki pratik sonucu vardır:

  • Hâkimliğe somut görev listesi sunun. Dilekçede “gereğinin yapılmasını arz ederim” demek yeterli değildir. Hangi araştırmanın yapılmadığını madde madde göstermek, hâkimliğin kalıp ret kararı vermesini güçleştirir.
  • CMK 173/3’e açıkça atıf yapın. Hâkimliğin soruşturmanın genişletilmesini talep etme yetkisi bulunduğunu ve talebinizin bu yönde olduğunu açıkça yazın. Yalnızca “iddianame düzenlenmesi” talep edilirse, hâkimlik yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle reddedebilir.

Üçleme: 11. Ceza Dairesinin Kurduğu İçtihat Hattı

Bu karar tek başına değerlidir; ancak asıl gücü, aynı Dairenin son iki yılda verdiği diğer kararlarla birlikte okunduğunda ortaya çıkıyor. Üç ayrı kanun yararına bozma kararı, birbirinden farklı üç gerekçeyi bozarak tutarlı bir hat oluşturuyor.

Karar Savcılığın bozulan gerekçesi Yargıtay’ın tespiti
11. CD, E. 2024/516, K. 2024/11178, T. 07.10.2024 Vaat edilen kazanç hayatın olağan akışına aykırıdır; hileli hareket basit yalan boyutunda kalmıştır Hatalı gerekçe ve eksik soruşturma. İşlem kimliklerinin aidiyeti, sitenin Türkiye temsilciliği ve gerçek hesap açılıp açılmadığı araştırılmalıydı
11. CD, E. 2024/2829, K. 2024/14948, T. 09.12.2024 Sanal para denetlenen finans sistemleri üzerinden geçmediği için fail tespit ve takibi teknik olarak mümkün değildir Hatalı gerekçe ve eksik soruşturma. Temsilcilik araştırması, uluslararası istinabe, mesajlaşma hesabı aidiyeti ve Siber Suçlarla Mücadele biriminden benzer eylem sorgusu yapılmalıydı
11. CD, E. 2025/1931, K. 2025/12293, T. 29.09.2025 Mağdur kaybetme ihtimalini bilmesi gerekirdi; davranışlar nitelikli yalan değildir Hatalı gerekçe ve eksik soruşturma. Hesap sahibi kimliği, site sorumluları, banka hareketleri, yazışmalar ve benzer dosyalar araştırılmalıydı. Ayrıca hâkimliğin kalıp ret gerekçesi de hatalıdır

Bu Üç Karar Birlikte Ne Söylüyor?

Üç kararın gerekçeleri farklıdır ancak Yargıtay’ın karşı çıktığı yapı aynıdır: soruşturma yapılmadan, mağdurun davranışına veya teknik zorluklara dayanılarak dosyanın kapatılması.

Ortaya çıkan ölçüt şudur: savcılığın takdir yetkisi, toplanan delillerin değerlendirilmesi aşamasında devreye girer; delil toplamama gerekçesi olarak kullanılamaz. Hiç araştırma yapılmamış bir dosyada verilen takipsizlik kararı, CMK 172’deki “yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi” koşulunu karşılamaz.

Bu üç kararın birlikte kullanılması, itiraz dilekçesine ciddi ağırlık kazandırır. Dilekçede yalnızca kendi dosyanıza en yakın kararı değil, üçünü birlikte göstermek; Dairenin bu konuda yerleşik bir yaklaşımı bulunduğunu ortaya koyar. İkinci kararın ayrıntılı çözümlemesi için “kripto takip edilemez” gerekçesine ilişkin çalışmamıza bakabilirsiniz.

Hilenin Aldatma Kabiliyeti: Doğru Test Nedir?

Savcılıkların dayandığı “nitelikli yalan” ölçütü tamamen dayanaksız değildir; Yargıtay içtihadında hileli davranışın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması, mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bulunması aranır. Sorun ölçütün varlığında değil, yanlış yere uygulanmasındadır.

Doğru test, failin kurduğu düzeneğe bakar. Sahte borsa sitesi senaryosunda bu düzenek şu unsurlardan oluşur:

  • Kurumsal görünüm. İnternet üzerinden borsa işlemleri yürüttüğü izlenimi veren bir site kurulması; “site çalışanları” aracılığıyla iletişim kurulması.
  • Kurgu bakiye. Ekranda gerçek olmayan bir bakiye veya kazanç gösterilmesi.
  • Aşamalı ek ödeme kurgusu. Çekim talebine karşı her seferinde farklı bir teknik gerekçe üretilmesi; kararda bunlar bonus kullanım parası ve eksik blokaj ödemesi olarak geçmektedir.
  • Sistematik tekrar. Aynı yapının başka mağdurlara karşı da işletilmesi.
  • Planlı çıkış. Şirketin kapatıldığı beyanıyla iletişimin kesilmesi.

Bu unsurlar bir araya geldiğinde ortada tek bir yalan değil, aşamalı olarak kurulmuş ve mağdurun denetim imkânını ortadan kaldıran bir düzenek vardır. Nitekim başka bir dosyada aynı Daire, sahte site kurmanın, sahte hesap bakiyesi göstermenin ve çekim için ek ücret istemenin basit yalan değil sistematik bir hile olduğu yönündeki değerlendirmeyi benimsemiştir.

İtiraz dilekçesinde yapılması gereken: “hile vardı” demekle yetinmeyin. Yukarıdaki unsurları kendi dosyanızdaki somut olgularla eşleştirin. Hangi tarihte hangi gerekçeyle ne kadar para istendiğini tablo hâlinde gösterin. Ekran görüntülerini, yazışmaları ve dekontları bu tabloya bağlayın. Aldatma kabiliyeti tartışması, ancak düzeneğin bütünü görünür kılındığında mağdur lehine sonuçlanır.

KYOK’a İtiraz: On Beş Günlük Süre ve İşleyiş

Takipsizlik kararı aldığınızda elinizdeki tek ve en kritik hak itiraz hakkıdır. Süre kısadır ve kaçırıldığında sonuçları ağırdır.

Unsur Kural
Kim itiraz edebilir? Suçtan zarar gören
Süre Kararın tebliğinden itibaren on beş gün
Nereye verilir? Kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine
Dilekçede ne bulunur? Kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller
Hâkimliğin verebileceği kararlar İtirazın reddi; itirazın kabulü ve iddianame düzenlenmesi; veya soruşturmanın genişletilmesi talebi
Ret hâlinde İtiraz eden giderlere mahkûm edilir ve dosya Cumhuriyet savcısına gönderilir

Kararın altını çizdiği nokta şudur: hâkimliğin üç seçeneği vardır ve ortadaki seçenek olan soruşturmanın genişletilmesi, hiç araştırma yapılmamış dosyalarda uygulanması gereken yoldur. Yargıtay her üç kararında da “soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı” ifadesini kullanmıştır.

İtiraz Reddedildi ve Kesinleşti: Şimdi Ne Olur?

İtirazın reddi kararı, CMK 271/4 uyarınca kesin niteliktedir. Yani karar tarihinde kesinleşir ve olağan kanun yolu kalmaz. Kararda da hâkimlik kararının 16.01.2024 tarihinde kesinleştiği açıkça belirtilmiştir.

Bu aşamada tek yol, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesindeki kanun yararına bozmadır. Bu, kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için işletilen olağanüstü bir kanun yoludur.

  • Kim harekete geçirir? Adalet Bakanlığı. Talep doğrudan taraflarca yapılmaz; ancak Bakanlığa yazılı başvuruyla süreç harekete geçirilebilir.
  • Nasıl ilerler? Bakanlığın istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğname düzenleyerek dosyayı ilgili Daireye gönderir.
  • Sonuç ne olur? Talep kabul edilirse karar bozulur ve dosya gereken işlemin yapılması için mahalline gönderilir. Bu, soruşturmanın yeniden açılması anlamına gelir.
  • Başvuruda ne gösterilmeli? Hukuka aykırılığın somut olarak ve yasal dayanağıyla ortaya konması belirleyicidir. Yalnızca “haksızlığa uğradım” beyanı sonuç doğurmaz.

Bu yolun ayrıntıları ve başvuru kanalları için Adalet Bakanlığı kaynaklarından bilgi alınabilir.

Süre Gerçeği: Yirmi Bir Ay

Kanun yararına bozma etkili bir yoldur; ancak hızlı değildir. Karara konu dosyanın takvimi bunu açıkça gösteriyor.

Aşama Tarih Geçen süre
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar 19.12.2023
İtirazın reddi ve kesinleşme 16.01.2024 28 gün
Adalet Bakanlığının bozma istemi 07.04.2025 Kesinleşmeden yaklaşık 15 ay sonra
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi 25.04.2025
Yargıtay kararı 29.09.2025 Kesinleşmeden yaklaşık 20 ay sonra
Toplam Yaklaşık 21 ay

Bu tablonun asıl mesajı önleyicidir. Kanun yararına bozma yolu vardır ve işler; ancak yaklaşık iki yıl sürer ve bu sürede fon çoktan dağılmış olur. Dolayısıyla enerjinin yoğunlaştırılması gereken yer ilk şikâyet dilekçesi ve ilk itirazdır. Şikâyet dilekçesi baştan doğru kurulmuş, delil ve tedbir talepleri açıkça yazılmış olsaydı, takipsizlik kararı verilmesi çok daha güç olurdu.

İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

Hazır şablon vermek yerine, dosyaya özgü bir itiraz hazırlanırken izlenmesi gereken çerçeveyi aktarıyorum; çünkü bu metnin değeri kendi dosyanızın somut verileriyle doldurulmasından gelir.

Bulunması Gerekenler

  • Doğru merci ve dosya bilgisi. Kararı veren başsavcılık, soruşturma ve karar numaraları, tebliğ tarihi.
  • Süreye uygunluk beyanı. Tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde verildiğinin açıkça belirtilmesi.
  • Olay akışının tablo hâlinde gösterilmesi. Hangi tarihte hangi gerekçeyle ne kadar para istendiği ve gönderildiği.
  • Çekim aşamasındaki ek ödeme taleplerinin vurgulanması. Bu, hilenin varlığını gösteren en somut unsurdur.
  • Yapılmayan araştırmaların madde madde sayılması. Yargıtay kararındaki altı görev, kendi dosyanıza uyarlanarak talep listesine dönüştürülmelidir.
  • CMK 173/3’e açık atıf. Talebinizin soruşturmanın genişletilmesi yönünde olduğunun belirtilmesi.
  • Emsal kararlara atıf. Yukarıdaki üç kararın esas ve karar numaralarıyla gösterilmesi.
  • Benzer dosya araştırması talebi. Aynı site ve hesaplar üzerinden başka mağdurların bulunup bulunmadığının sorulması.

Bulunmaması Gerekenler

  • Genel ifadeler. “Şikâyetçiyim, gereğinin yapılmasını arz ederim” biçimindeki dilekçe teknik olarak geçerlidir ancak hâkimliğe hiçbir dayanak sunmaz.
  • Duygusal anlatım. İnceleme dosya üzerinden yapılır; belirleyici olan delil ve hukuki dayanaktır.
  • Kendi kusurunuzu tartışmak. Mağdurun basiretli davranıp davranmadığı suçun unsuru değildir; bu tartışmayı dilekçede açmak, savcılığın gerekçesine zemin hazırlar.

Takipsizlik Kararı mı Aldınız?KYOK itirazı, soruşturmanın genişletilmesi talebi, kanun yararına bozma başvurusu ve sahte borsa sitesi dosyalarında delil kurgusu konularında hukuki destek alabilirsiniz. Süreler kısa olduğundan gecikmeksizin DeFi Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Şikâyet Aşamasında Toplanacak Deliller
Şikâyet Aşamasında Toplanacak Deliller

Şikâyet Aşamasında Toplanacak Deliller

Takipsizlik kararı almamanın en iyi yolu, şikâyet dilekçesini baştan delil ve talep yönünden eksiksiz hazırlamaktır. Aşağıdaki liste, Yargıtay’ın aradığı araştırmaların karşılığıdır.

Delil Neyi ortaya koyar?
Tüm alıcı hesapların IBAN bilgileri ve dekontlar Fon zincirinin başlangıç noktaları
Site adresi, ekran görüntüleri ve kurgu bakiye görünümü Kurumsal görünümün ve sahte bakiyenin varlığı
Yazışmaların tamamı, tarih ve saat sırasıyla Aşamalı ek ödeme kurgusunun belgelenmesi
Çekim taleplerine verilen cevaplar Her engelin farklı bir gerekçeyle üretildiği
İletişim kurulan telefon numaraları ve hesap adları Failin tespiti ve benzer dosyalarla eşleştirme
Sitenin lisans durumuna ilişkin sorgu sonucu Yetkisiz faaliyet boyutunun ortaya konması
Diğer mağdurlara ilişkin bilgi veya kamuya açık şikâyet kayıtları Sistematik yapının varlığı

Son satır özellikle önemlidir. Karara konu dosyada mağdur, şikâyet dilekçesinde benzer mağdurların bulunduğunu belirtmiştir ve Yargıtay bu olguyu araştırma yükümlülüğünün dayanağı saymıştır. Dolayısıyla elinizde başka mağdurlara ilişkin bilgi varsa, bunu dilekçede açıkça göstermeniz araştırma talebinizi güçlendirir. Suç tipinin genel çerçevesi için kripto para dolandırıcılığı ve kripto hesap dolandırıcılığı çalışmalarımızı inceleyebilirsiniz.

İkinci Cephe: SPK Bildirimi ve Erişim Engeli

Bu tür dosyalarda çoğu zaman gözden kaçan bir ikinci hukuki cephe vardır ve ceza soruşturmasından bağımsız işler.

Türkiye’de sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak, Sermaye Piyasası Kurulundan alınacak izne tabidir. Kuruldan izin almaksızın bu faaliyetlerde bulunmak 6362 sayılı Kanun uyarınca ayrıca suç oluşturur ve Kurul, izinsiz faaliyet yürüttüğü tespit edilen internet siteleri hakkında erişimin engellenmesi için hukuki süreç başlatabilir.

Mağdur bakımından yapılması gerekenler şunlardır:

  • Lisans sorgulaması yapın. İşlem yaptığınız kuruluşun yetkili olup olmadığını Sermaye Piyasası Kurulu kaynaklarından doğrulayın. Sitede yazan lisans bilgisi tek başına yeterli değildir; klon şirket bilgileri kullanılabilmektedir.
  • Kurula ihbarda bulunun. İzinsiz faaliyet bildirimi, erişim engeli sürecini ve kurumsal suç duyurusunu tetikleyebilir.
  • Suç duyurusunda iki cepheyi birlikte belirtin. Yalnızca dolandırıcılığa odaklanmak, izinsiz sermaye piyasası faaliyeti boyutunu ve sitenin yapısına ilişkin araştırmayı devre dışı bırakır.
  • Siteyi belgeleyin. Erişim engellendiğinde siteye ulaşamazsınız; ekran görüntülerini ve alan adını önceden kaydedin.

En Sık Yapılan Sekiz Hata

  1. On beş günlük itiraz süresini kaçırmak. Süre tebliğden itibaren işler; kaçırıldığında olağan kanun yolu kapanır ve yaklaşık iki yıl süren kanun yararına bozma yoluna mahkûm olunur.
  2. “Riskleri biliyordum, haklı çıkamam” diye vazgeçmek. Bu gerekçe Yargıtay tarafından hatalı bulunmuştur; mağdurun bilmesi gerekenler suçun unsuru değildir.
  3. İtiraz dilekçesini genel yazmak. Kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller ile hangi araştırmanın yapılmadığı somut olarak gösterilmelidir.
  4. Yalnızca iddianame düzenlenmesini talep etmek. Soruşturmanın genişletilmesi talebi ayrıca ve CMK 173/3’e atıfla yazılmalıdır.
  5. Benzer dosya araştırması talebini atlamak. Bu, münferit olay görüntüsünü kıran en güçlü araçtır ve talep edilmezse çoğu zaman yapılmaz.
  6. Çekim aşamasındaki ek ödemeleri öne çıkarmamak. Bunlar hilenin en somut kanıtıdır; yatırım kaybı iddiasını tek başına çürütür.
  7. Yalnızca ilk IBAN’ı şikâyet etmek. Aşamalı senaryoda birden fazla hesap kullanılır; hepsi ve bağlantılı alt hesaplar kapsanmalıdır.
  8. SPK cephesini atlamak. İzinsiz faaliyet boyutu ve erişim engeli süreci devre dışı kalır.

Sıkça Sorulan Sorular

Savcılık “riskleri biliyordun” diyerek takipsizlik verdi; haklı mı?

Hayır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2025/1931 E., 2025/12293 K. sayılı 29.09.2025 tarihli kararında, müştekinin kısa zamanda az miktarda para ile yüksek kazanç elde etme eyleminde kaybetme ihtimalini bilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen takipsizlik kararını hatalı gerekçe saymış ve kanun yararına bozmuştur. Mağdurun ne bilmesi gerektiği ile failin dolandırma kastıyla hareket edip etmediği ayrı meselelerdir; ikincisi araştırılmadan dosya kapatılamaz.

Takipsizlik kararına itiraz süresi ne kadar?

Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz edebilir. İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

İtirazım reddedildi; başka yol var mı?

Var, ancak olağanüstü bir yoldur. İtirazın reddi kararı CMK 271/4 uyarınca kesin niteliktedir ve karar tarihinde kesinleşir. Bu aşamada CMK 309’daki kanun yararına bozma yolu işletilebilir. Bu yol Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla yürütülür; doğrudan taraflarca talep edilmez ancak Bakanlığa yazılı başvuruyla harekete geçirilebilir. Karara konu dosyada bu süreç yaklaşık yirmi ay sürmüştür.

Yargıtay bu kararda savcılıktan ne yapmasını istedi?

Altı somut araştırma: paranın gönderildiği hesap sahibinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile ifadesinin alınması; internet sitesi sorumlularına yönelik araştırma yapılması; banka hesap hareketlerinin getirtilmesi; dosyada mevcut yazışmaların incelenmesi; şüpheliler hakkında benzer başka soruşturma veya kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının araştırılması; varsa bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı suretinin dosya arasına alınması. Bunların sonucuna göre suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı takdir edilmelidir.

Hâkimliğin “usule ve yasaya aykırılık yoktur” biçimindeki ret kararı geçerli mi?

Bu karar da bozulmuştur. Yargıtay, itirazı reddeden sulh ceza hâkimliğinin “usule, yasaya ve oluşa aykırı bir durum bulunmadığı, kararın gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu” biçimindeki gerekçesini hatalı ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan nitelemiştir. Hiç araştırma yapılmamış bir dosyada gerekçenin yasaya uygun bulunması, dosya içeriğine bakılmadığını gösterir. Bu nedenle itiraz dilekçesinde hangi araştırmanın yapılmadığı madde madde gösterilmelidir.

Çekim için ek para istenmesi neden önemli?

Çünkü hilenin varlığını gösteren en somut unsurdur. Gerçek bir yatırım ilişkisinde anaparanın veya kazancın çekilmesi için yatırımcıdan yeni para istenmez; kesintiler mevcut bakiyeden yapılır. Karara konu olayda mağdurdan çekim aşamasında bonus kullanım parası adıyla 5.500 TL, ardından eksik blokaj ödemesi gerekçesiyle 5.500 TL daha istenmiştir. Mağdur burada yatırım riski almış değildir; zaten kaybettiği parayı geri alabilmek için ödeme yapmıştır.

Aynı konuda başka emsal karar var mı?

Evet, aynı Daire son iki yılda üç ayrı gerekçeyi bozmuştur. 2024/516 E., 2024/11178 K. sayılı kararda “hileli hareket basit yalan boyutunda kalmıştır” gerekçesi; 2024/2829 E., 2024/14948 K. sayılı kararda “fail tespit ve takibi teknik olarak mümkün değildir” gerekçesi; 2025/1931 E., 2025/12293 K. sayılı kararda ise “mağdur kaybetme ihtimalini bilmesi gerekirdi” gerekçesi hatalı bulunmuştur. Üçünün birlikte gösterilmesi, Dairenin yerleşik bir yaklaşımı bulunduğunu ortaya koyar.

Soruşturmanın genişletilmesi ne demek?

CMK 173/3 uyarınca sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir. Yani hâkimliğin üç seçeneği vardır: itirazın reddi, itirazın kabulü ile iddianame düzenlenmesi veya soruşturmanın genişletilmesi. Hiç araştırma yapılmamış dosyalarda uygulanması gereken yol üçüncüsüdür ve itiraz dilekçesinde bu talep açıkça yazılmalıdır.

Dolandırıldığım site yurt dışı merkezliyse dosya kapanır mı?

Hayır. Yargıtay, aynı dönemde verdiği başka bir kararda yurt dışı unsurunu soruşturmayı sona erdiren bir sebep saymamış; önce Türkiye’de temsilcilik bulunup bulunmadığının belirlenmesini, gerekirse uluslararası istinabe yoluna gidilerek hesap sahibi bilgilerinin ve paranın akıbetine yönelik belgelerin temin edilmesini istemiştir. Ayrıca paranın gönderildiği yurt içi hesaplar üzerinden zincir takip edilebilir.

Sitenin lisanslı olup olmadığı neden önemli?

Çünkü ikinci bir hukuki cephe açar. Türkiye’de sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak Sermaye Piyasası Kurulu iznine tabidir ve izinsiz faaliyet 6362 sayılı Kanun uyarınca ayrıca suç oluşturur. Kurul, izinsiz faaliyet yürüten siteler hakkında erişimin engellenmesi sürecini başlatabilir. Suç duyurusunda yalnızca dolandırıcılığa odaklanmak, bu boyutu ve sitenin yapısına ilişkin araştırmayı devre dışı bırakır.

Benzer mağdurların bulunduğunu nasıl gösterebilirim?

Karara konu dosyada mağdur, şikâyet dilekçesinde benzer mağdurların bulunduğunu belirtmiş ve Yargıtay bu olguyu araştırma yükümlülüğünün dayanağı saymıştır. Elinizde başka mağdurlara ilişkin bilgi, aynı numaralar veya aynı site adresine ilişkin kamuya açık şikâyet kayıtları varsa bunları dilekçenizde açıkça gösterin ve şüpheliler hakkında benzer soruşturma dosyalarının araştırılmasını talep edin.

Kanun yararına bozma sonrası ne olur?

Talep kabul edilirse karar bozulur ve dosya, gereken işlemin yapılması için mahalline gönderilir. Bu, soruşturmanın yeniden ele alınması anlamına gelir. Karara konu dosyada Yargıtay, sulh ceza hâkimliği kararının oy birliğiyle kanun yararına bozulmasına ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermiştir. Bozma, doğrudan mahkûmiyet anlamına gelmez; eksik bırakılan araştırmaların yapılmasını sağlar.

Bu süreç ne kadar sürüyor?

Karara konu dosyada takipsizlik kararı 19.12.2023, itirazın reddi ve kesinleşme 16.01.2024, Adalet Bakanlığının bozma istemi 07.04.2025, Yargıtay kararı ise 29.09.2025 tarihlidir. Kesinleşmeden Yargıtay kararına kadar yaklaşık yirmi ay, takipsizlikten itibaren ise yaklaşık yirmi bir ay geçmiştir. Bu süre, enerjinin ilk şikâyet dilekçesi ve ilk itiraza yoğunlaştırılması gerektiğini gösteriyor.

Avukat Tarafından Yazılmıştır

Av. Ahmet Karaca, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden onur derecesiyle mezun olmuş, İstanbul Barosu’na kayıtlı bir Türk avukattır. Kripto para hukuku, blockchain hukuku, bilişim hukuku ve yapay zeka hukuku alanlarında uzmanlaşmış olup, Türkiye’nin her yerinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir. Haberler.com’da “Bilişim Avukatı | Kripto Para Avukatı” imzasıyla köşe yazıları kaleme almaktadır. Takipsizlik itirazı ve kanun yararına bozma dosyalarına ilişkin çalışmalarımız için kripto para avukatı ve kripto hukuku avukatı sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.

TBB Sicil No: 234456 | İstanbul Barosu Sicil: 92414Mezuniyet: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Onur Derecesi)Sertifikalar: UNICEF & Habitat Derneği Sertifikalı Eğitmen | Decentralized Finance (DeFi) Primitives — Duke University | Artificial Intelligence and Legal Issues — Politecnico di Milano | AI & Law — Lund UniversityOnline Eğitim: Udemy — Blockchain ve Kripto Para HukukuLinkedIn: linkedin.com/in/ahmet-karaca-

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki görüş, yatırım tavsiyesi veya avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Aktarılan kararlar somut olayların kendi koşulları içinde verilmiş olup her dosyada aynı sonucun doğacağı anlamına gelmez. Kanun yararına bozma kararı, soruşturmanın yeniden ele alınmasını sağlar; doğrudan mahkûmiyet sonucu doğurmaz. Süreler kısa olduğundan hak kaybı yaşamamak için gecikmeksizin hukuki destek alınması önerilir. Resmî metinler için Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınmalıdır.


Yazar Hakkında

Bunlar da ilginizi çekebilir.