Türkiye Petrolleri Adı Kullanılarak Yapılan Sahte Yatırım Dolandırıcılığı (TP) : Hukuki Yol Haritası ve Mağdurların Hakları

Türkiye Petrolleri adı kullanılarak yapılan sahte yatırım dolandırıcılığı, son dönemde sosyal medya platformlarında yayılan yapay zekâ destekli sahte videolar ve profesyonel reklam kampanyalarıyla binlerce kişiyi hedef alan organize bir suç haline gelmiştir. Dolandırıcılar, “Türkiye Petrolleri yatırımı” adı altında yüksek kazanç vaatleri sunarak vatandaşları sahte yatırım sitelerine yönlendirmekte; banka havalesi veya kripto para transferi yoluyla büyük meblağlarda para toplamaktadır.

Türkiye Petrolleri Adı Kullanılarak Yapılan Sahte Yatırım Dolandırıcılığı (TP) : Hukuki Yol Haritası ve Mağdurların Hakları

İlk etapta küçük teminat ödemeleriyle başlayan süreç, “sigorta ücreti”, “vergi”, “blokaj kaldırma” gibi uydurma gerekçelerle mağdurlardan tekrar tekrar para talep edilerek devam eder. Bu sistematik kandırma zinciri, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına girmekte olup, hem bireylerin malvarlığını hem de Türkiye Petrolleri gibi kamu güveni yüksek kurumların itibarını hedef almaktadır. Bu makalede, Türkiye Petrolleri adıyla yapılan yatırım dolandırıcılığının işleyiş mekanizması, TCK 158 kapsamındaki cezai değerlendirmesi, mağdur hakları, ve paranın iade sürecine ilişkin hukuki yollar detaylı biçimde ele alınmaktadır.

İçindekiler Tablosu

Türkiye Petrolleri (TP) Adı Kullanılarak Yapılan Sahte Yatırım Dolandırıcılığı: Hukuki Yol Haritası ve Mağdurların Hakları

Sosyal medyada, özellikle Instagram’da Selçuk Bayraktar, Recep Tayyip Erdoğan gibi tanınmış kişilerin yapay zekâ ile oluşturulmuş sahte videoları kullanılarak yürütülen profesyonel bir dolandırıcılık ağı, son dönemde binlerce kişiyi mağdur etmiştir. Dolandırıcılar,   türkiye petrolleri ismini ve “türkiye petrolleri yatırımı” söylemini kullanarak insanları kandırmakta, sahte yatırım siteleri üzerinden banka havalesi veya kripto para transferleriyle yüksek miktarlarda para toplamaktadır. İlk etapta küçük teminat ödemeleriyle başlayan bu süreç, sonrasında “sigorta ücreti”, “MASAK blokesi”, “vergi ödemesi”, “üyelik yükseltme” veya “yanlış ve hatalı işlem düzeltme” gibi tamamen uydurma bahanelerle devam eder ve mağdurlardan tekrar tekrar para talep edilir. Son derece organize ve profesyonel çalışan bu çeteler, mağdurlardan elde edebilecekleri her türlü menfaati en ince ayrıntısına kadar planlayarak almaya çalışmaktadır. 

Eğer siz de bu veya benzeri bir yöntemle dolandırıldıysanız, öncelikle kesinlikle tekrar para göndermeyin ve elinizdeki tüm delilleri (mesaj kayıtları, ekran görüntüleri, dekontlar, kripto varlık transferleri ve TxId’leri, yazışmalar) titizlikle kayıt altına alın

Ardından, vakit kaybetmeden özellikle dolandırıcılık davaları konusunda uzman bir avukat ve hukuk bürosuyla iletişime geçmeniz son derece önemlidir. Bu tavsiyemiz, Defi Hukuk Bürosu olarak bugüne kadar başarıyla sonuçlandırdığımız çok sayıda dosyadan elde ettiğimiz hukuki ve teknik tecrübeye dayanmaktadır. Dolandırıcılık soruşturmaları, ancak süreci yakından takip eden, savcıyla koordineli çalışan ve paranın izini teknik olarak sürmeyi bilen deneyimli bir hukuk ekibiyle yürütüldüğünde sonuç verir. Ne yazık ki pek çok mağdur, yalnızca savcılığa veya karakola yaptığı başvurunun takipsizlikle sonuçlandığını, zararının giderilmediğini belirtmektedir. Bunun en büyük nedeni, sürecin uzman bir avukat tarafından aktif olarak takip edilmemesi, delil tespiti, banka blokesi, IP tespiti ve müzekkere talepleri gibi önemli adımların hiç yahut zamanında yapılmamasıdır. Bu nedenle, uzman hukuki destek almak, maddi kaybınızın geri kazanılması ve dolandırıcıların cezalandırılması açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle kripto varlıkların da söz konusu olduğu vakalarda kripto varlıkların teknik takibi ve blockchain analiz raporu hazırlanması önemlidir. Kullandığımız yazılımlar ve sertifikalar sayesinde pek çok dolandırıcılık ve hack vakasında kripto paraların izini sürüp dolandırıcıların yakalanmasını sağladık.

Sosyal medya aracılığıyla yapılan yatırım vaadi içeren Dolandırıcılık vakaları, sıradan bir avukatlık hizmetinin ötesinde, bilişim hukuku, ceza hukuku ve bankacılık hukuku Kripto para hukuku alanlarında derin uzmanlık gerektirmektedir.

I. Giriş: Kurumsal Kimlik Taklidi ve Yeni Nesil Dolandırıcılık Vakaları

II: Türkiye Petrolleri (TP) Adı Altında Sahte Yatırım Tuzağı

Son dönemde, dijital mecralar ve sosyal medya platformları üzerinden yayılan sahte yatırım reklamları, Türkiye’nin köklü markalarından Türkiye Petrolleri (TPAO/TP Petrol) ismini kullanarak yüzlerce vatandaşı mağdur etmektedir.1 Bu dolandırıcılık vakaları, görünürde basit bir yatırım teklifi gibi sunulsa da, ardında uluslararası organize suç şebekelerinin bulunduğu, son derece karmaşık ve ağır hukuki sonuçlar doğuran eylemler bütünüdür.

Dolandırıcılar, Türkiye Petrolleri’nin kurumsal güvenilirliğini ve imajını suistimal ederek, mağdurları genellikle yüksek getiri vaadiyle sahte kripto para veya Forex yatırım platformlarına yönlendirmektedir.1 Bu durum, TCK’da yer alan en ağır cezai yaptırımlara tabi tutulan ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçu kapsamına girmektedir. Bu suç türü, sadece mağdurların mal varlığına değil, aynı zamanda kamu kurumlarına duyulan güvene de ciddi zararlar vermektedir.

Bu makalenin hazırlanmasındaki temel amaç, söz konusu sahte yatırım dolandırıcılığı mağdurlarına, yasal haklarını net bir şekilde göstermek ve hukuki mücadele sürecinde izlenmesi gereken somut adımları açıklamaktır. Nitelikli dolandırıcılık suçlarının çözümü, siber delil zincirinin hukuka uygun toplanmasından, uluslararası adli yardım mekanizmalarının işletilmesine kadar uzanan derin teknik bilgi ve tecrübe gerektirir. Alanında uzmanlaşmış bir hukuk ekibi olarak, kaybedilen parayı geri alma yollarını göstermek ve dolandırıcıların cezasız kalmaması için izlenmesi gereken kritik hukuki adımların altını çizmek temel misyonumuzdur. Mağdurların zararlarının tazmin edilmesi sürecinde, sadece ceza hukuku değil, aynı zamanda banka, kripto para borsaları ve ödeme kuruluşlarının sorumluluğunu esas alan tazminat hukuku yollarının da eş zamanlı ve etkin biçimde kullanılması gerekmektedir.

  1. Dolandırıcılık Mekanizmasının Analizi 
  2. Sahte Reklamdan Tehdide Giden Yol: Adım Adım Kandırma Yöntemi
  3. Sosyal Medya ve Oltalama (Phishing) Aşaması: Dolandırıcılar, ilk olarak sosyal medya ve dijital mecralarda, Türkiye Petrolleri’nin logosunu, renklerini ve kurumsal görsellerini kullanarak son derece inandırıcı sahte reklamlar oluşturur. Bu Kurumsal Kimlik Taklidi, potansiyel mağdurun zihninde anında bir güven duygusu yaratır. Reklamlara tıklayan kullanıcılardan, bir nevi “kayıt olma” bahanesiyle isim, soyisim ve telefon numarası gibi kişisel veriler istenir. Bu, dolandırıcıların mağdurlara ulaşmak için kullandığı ilk veri toplama (oltalama) adımıdır.
  4. İletişim ve Baskı Aşaması: Kayıt işleminin ardından mağdurlar, farklı farklı numaralardan, dikkat çekici şekilde sıklıkla yurt dışı kodlu numaralardan (örneğin +44 ile başlayan numaralar gibi) aranmaktadır. Telefon görüşmelerinde yüksek kar vaatleriyle yatırım tavsiyesi sunulur ve mağdurlara, “fırsatı kaçırmamak” adına hızlı hareket etme ve acil para transferi yapma baskısı uygulanır.
  5. Sahte Platform ve Uygulamalara Yönlendirme: Mağdur para yatırmaya ikna edildiğinde, sahte ticaret platformlarına (örnek olarak trivixan.com gibi sitelere) veya mobil uygulamalara yönlendirilerek para transferini gerçekleştirmesi sağlanır. Bu platformlar, genellikle gerçek piyasayı taklit eden sahte grafikler ve yükselen sanal bakiyeler göstererek mağdurun daha fazla yatırım yapmasını teşvik eder.
  6. Para İstenmesi ve Kimlik Bilgisi Avı: Para transferi gerçekleştikten sonra, dolandırıcılar mağdurlardan e-posta adresleri ve gönderilen paraya ait banka dekontlarını talep etmektedirler. Bu dekontların istenmesi, sadece paranın alındığını teyit etmekle kalmaz, aynı zamanda uluslararası kara para aklama (money laundering) zincirinde kritik bir rol oynar. Dolandırıcılar, bu dekontları kullanarak transferin kaynağını “yasal ticari işlem” veya “gönüllü yatırım” olarak göstermeye çalışır ve böylece paranın yasa dışı kaynağını gizleyebilirler. Bu durum, eylemin arkasındaki yapının uluslararası organize suç gruplarına ait olduğuna dair güçlü bir kanıttır

Mağduriyetin Derinleşmesi: İptal İmkansızlığı ve Tehdit Mekanizması

Mağdurlar, şüphelendiklerinde veya vazgeçtiklerini bildirdiklerinde, dolandırıcılar tarafından tehdit ve baskıyla karşılaşırlar. “Kayıt yapmışsınız, sistemden silinmez” veya “sözleşme bitimine yakın tarihte yüksek cayma bedeli kesilir” gibi ifadelerle mağdurun geri çekilmesi engellenmeye çalışılır. Bu tehditler, olayın sadece dolandırıcılık (mal varlığına karşı suç) değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında Tehdit Suçu (TCK m. 106) boyutunu da içerdiğini göstermektedir. Dolandırıcılar, zaman zaman sahte avukat veya icra mesajları göndererek de mağdurların üzerindeki psikolojik baskıyı artırmaktadır.

Bu süreçte, Türkiye Petrolleri Dağıtım A.Ş. ve Zülfikarlar Holding gibi resmi kurumlar, bu tür hisse senedi veya yatırım satışlarının kendi adlarına yapılmadığını resmi olarak duyurmuş ve yasal işlemleri başlatmışlardır. Ancak, dolandırıcılar bu resmi açıklamaları görmezden gelerek faaliyetlerine devam etmektedirler.

III. Hukuki Boyut: TCK Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Türkiye Petrolleri adının kullanıldığı bu tür yatırım dolandırıcılıkları, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında düzenlenen Nitelikli Dolandırıcılık suçu olarak değerlendirilir. Basit dolandırıcılığın (TCK m. 157) aksine, nitelikli hallerde ceza miktarı katlanarak artmakta ve ağır ceza mahkemelerinde yargılama yapılmaktadır.

Temel Tanım ve Suçun Oluşumu (TCK m. 157)

Dolandırıcılık suçu, bir kimsenin hileli davranışlarla aldatılıp, onun zararına kendisine veya bir başkasına haksız bir yarar sağlanmasıyla oluşur. Bu suçun en önemli özelliği, takibi şikâyete tabi olmamasıdır; yani mağdurun şikâyeti olmasa bile Savcılık, eylemi öğrendiği an re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatmakla yükümlüdür.

  1. Olayın Nitelikli Hali (TCK m. 158) ve Ağırlaştırıcı Nedenler

Türkiye Petrolleri yatırım dolandırıcılığı, aşağıda belirtilen iki kritik ağırlaştırıcı nedeni aynı anda barındırmaktadır:

  1. Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması (TCK m. 158/1-f)

Suçun işlenmesinde sosyal medya reklamları, sahte web siteleri, mobil uygulamalar ve IP tabanlı telefon aramaları gibi dijital sistemler kullanılmıştır.2 Bu durum, TCK 158/1-f bendi kapsamında değerlendirilir. Bu maddeye göre, bilişim sistemlerinin suçun icrasında aktif bir araç olarak kullanılması halinde, sanıklar 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve 5.000 güne kadar adli para cezası ile karşı karşıya kalır. Bilişim sistemlerinin sadece iletişim amaçlı değil, aldatmanın ana mekanizması (sahte platform) olarak kullanılması, ceza miktarının alt sınırını yükseltmektedir.

Kamu Kurum veya Kuruluşlarının Aracı Kılınması (TCK m. 158/1-l)

Dolandırıcıların Türkiye Petrolleri (TPAO/TP Petrol) gibi, kamuoyunda devlete ait olduğu algılanan veya kamusal güvenin simgesi olan büyük bir enerji kuruluşunun adını ve kimliğini taklit etmesi, doğrudan TCK 158/1-l bendi hükmünü tetikler. Bu eylem, mağdurda yatırımlarının devlet güvencesinde olduğu izlenimini yaratmayı hedefleyen stratejik bir suistimaldir.

TCK 158/1-l bendi, bu tür suistimaller için yine 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörür. Ancak bu bent, ayrıca, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası uygulanmasını zorunlu kılar. Bu hüküm, ceza davasının sonunda fail üzerindeki mali baskıyı maksimize ederek mağdurun zararının tazmini için dolaylı bir kaldıraç noktası oluşturmaktadır. Hukuk bürosunun ceza yargılamasında bu bendi etkin bir şekilde kullanması, sanıklar için en yüksek cezai yaptırımı sağlamanın temelidir.

Yargıtay İçtihatları Işığında Dolandırıcılık Suçunda Uzmanlaşma

Dolandırıcılık suçlarında başarılı olmak, sadece kanun maddelerini bilmekle değil, aynı zamanda Yargıtay’ın bu maddeleri nasıl yorumladığını bilmekle mümkündür. Kurumsal kimlik taklidi ve bilişim sistemlerinin kullanımı konularında Yargıtay’ın belirlediği kriterler, ceza davasının sonucunu doğrudan etkilemektedir.

  1. Kurumsal Kimlik Taklidi İçtihatları: Güven Unsurunun İhlali

Yargıtay, TCK 158/1-l’nin uygulanması için, taklit edilen kurumun sadece adının kullanılmasını değil, bu kurumun kamusal niteliğinden kaynaklanan güven duygusunun aldatma eyleminde bir araç olarak kullanılması şartını aramaktadır. Türkiye Petrolleri gibi ulusal bir markanın seçilmesi, mağdurun devlet kurumuna duyduğu güveni istismar etme amacı taşıdığı için, Yargıtay içtihatları doğrultusunda nitelikli dolandırıcılık kapsamına girmektedir. Hukuk bürosu olarak, Yargıtay’ın bu ayrımı nasıl yaptığını bilmek ve sahte reklamların, kurumsal güveni nasıl sömürdüğünü delillerle kanıtlamak, ceza davasının nitelikli halden yürümesini sağlamaktadır.

Bilişim Sistemleri Kullanımı İçtihatları: Sahte Site ve Uygulamaların Değerlendirilmesi

TCK 158/1-f bendi kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması, suçu ağırlaştıran temel unsurdur. Yargıtay, sahte web siteleri (örneğin trivixan.com tarzı) ve yatırım uygulamalarının, aldatma eyleminin sürekliliğini sağlayan karmaşık bilişim altyapıları olduğunu kabul etmektedir. Bu platformlar sadece iletişim kurmaktan öte, mağdurları gerçek dışı kazançlarla kandırarak parayı transfer etmeye ikna eden ana mekanizmadır.

Özellikle vurgulanması gereken nokta, dolandırıcıların sıklıkla uluslararası sunucuları (yurt dışı barındırma) kullanarak Türk yargısından kaçmaya çalışmalarıdır. Ancak Yargıtay, bilişim sisteminin nerede barındırıldığına bakılmaksızın, suçun neticesinin Türkiye’de doğmuş olması (mağdurun finansal kaybı) ve bilişim sisteminin aldatma amacıyla Türkiye’deki mağdura yönlendirilmiş olmasını yeterli görmektedir. Bu durum, fail yurt dışındayken bile Türk Ceza Kanunu’nun yetkili olduğunu gösterir. Bu tür sınır ötesi suçlarda, etkili bir hukuki takip, uluslararası hukuki prosedürlerin ve delil toplama yöntemlerinin profesyonelce uygulanmasını gerektirmektedir.

Aşağıdaki tablo, Türkiye Petrolleri dolandırıcılığındaki nitelikli hallerin hukuki yükümlülüklerini özetlemektedir:

Tablo 1: Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun (TCK 158) Türkiye Petrolleri Vakasındaki Uygulanışı

TCK Maddesi Suçun Nitelikli Hali Türkiye Petrolleri Vakasındaki Yansıması Öngörülen Minimum Ceza
TCK m. 158/1-f Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Sahte web sitesi, mobil uygulamalar, sosyal medya ve IP tabanlı aramalar aracılığıyla suçun işlenmesi. 4 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar AP Cezası.
TCK m. 158/1-l Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Aracı Kılınması Türkiye Petrolleri (TPAO) gibi resmi kimliğin taklit edilerek kamusal güvenin istismar edilmesi. 4 yıldan 10 yıla kadar hapis + Menfaatin İki Katından az olmamak üzere AP Cezası.

Mağduriyetin Tespit ve Delil Toplama Süreci: Soruşturmanın Anahtarı

Dolandırıcılık mağdurlarının yasal haklarını koruyabilmesi ve kaybolan parayı geri alma şansını artırabilmesi için hızlı ve hukuka uygun bir delil toplama süreci hayati önem taşır. Siber suçlarda zaman kaybı, dolandırıcıların delilleri karartma teşebbüslerine zemin hazırlar.

Acil Hukuki Başvuru Süreci ve Delil Yönetiminin Önemi

Mağdurun atması gereken ilk ve en kritik adım, derhal uzman bir hukuk bürosu aracılığıyla Savcılığa kapsamlı bir suç duyurusunda bulunmaktır. Suç duyurusu dilekçesi, olayın zaman, yer ve kişiler hakkındaki tüm detaylarını; para transfer dekontlarını, iletişim kayıtlarını ve ekran görüntülerini eksiksiz içermelidir. Delil toplama aşamasında gösterilen titizlik, davanın ceza mahkemesinde başarılı sonuçlanmasının temelidir.

Siber Delil Zincirinin Korunması ve Önemi (CMK m. 134)

Suçun ispatı büyük ölçüde dijital verilere dayanır: sahte reklam linkleri, arayan yabancı veya yerel numaralar, para transfer dekontları ve sahte sitelerin URL’leri. Bu dijital delillerin Savcılık tarafından elde edilme şekli, hukuki geçerliliğini belirler.

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 134, bilgisayarlarda, sunucularda, mobil cihazlarda ve bulut sistemlerinde arama, el koyma ve inceleme yapılabilmesi için Başka suretle delil elde edilememesi şartıyla, mutlaka bir hâkim kararı (gecikmesinde sakınca varsa sonradan onaylanmak üzere Savcı emri) olmasını şart koşar. Genel bir arama kararıyla elde edilen bilgisayar verilerinin, CMK 134 uyarınca ayrıca alınmış bir inceleme emri/kararı olmaksızın hükme esas alınması hukuka aykırı delil teşkil eder ve yargılama sırasında bu deliller reddedilebilir. Uzman hukuk ekibinin görevi, toplanan dijital delillerin (imaj alma, hash kaydı) hukuki uygunluğunu sağlamak ve veri karartma (TCK m. 244/2) riskine karşı anlık kopyalama prosedürlerini uygulamaktır.

İletişimin Tespiti ve İzlenmesi (CMK m. 135)

Dolandırıcıların kullandığı farklı telefon numaralarının (yurt dışı veya yerel), IP adreslerinin ve e-posta kayıtlarının tespiti için CMK 135. madde ve 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Özellikle sahte reklamların yayınlandığı IP adresleri, trafik verileri (saat, tarih, kullanıcı oturum bilgileri) ve alıcı banka hesaplarına ait e-posta kayıtlarının ham halleri (header bilgileri), failin coğrafi konumu ve kimliğine ulaşmak için hayati öneme sahiptir. Bu verilerin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ve erişim/yer sağlayıcılardan doğru hukuki prosedürle talep edilmesi zorunludur.

Uluslararası Boyut ve Mali Takip (Para Kurtarma Stratejileri)

Türkiye Petrolleri adı kullanılarak işlenen yatırım dolandırıcılığı, genellikle Türkiye sınırları dışında faaliyet gösteren, sofistike uluslararası organize suç grupları tarafından yürütülmektedir. Mağdurdan alınan para, saniyeler içinde yurt dışındaki çok sayıda banka hesabına veya kripto cüzdanına transfer edilerek iz kaybettirilir. Bu, suçun mali takibini karmaşık hale getirmektedir.

Uluslararası İşbirliği ve INTERPOL Operasyonları

Uluslararası yatırım dolandırıcılığında paranın kurtarılması imkansız değildir, ancak küresel işbirliği gerektirir. INTERPOL, Operation HAECHI VI gibi koordineli uluslararası operasyonlarla (40 ülke katılımıyla) yatırım dolandırıcılığı ve kara para aklamaya karşı mücadele etmektedir. Bu operasyonlar sayesinde, yüz milyonlarca dolar değerinde banka hesabı ve kripto cüzdan dondurulmuş ve belirli bir miktar para geri kazanılmıştır.

Bu uluslararası başarılar, Türkiye’deki mağdurların paralarının da geri alınmasının mümkün olduğunu kanıtlamaktadır. Ancak bunun için, Türk makamlarının hızla yurt dışı adli yardım taleplerini (MLAT – Mutual Legal Assistance Treaty) başlatması ve INTERPOL kanalları aracılığıyla şüpheli banka hesapları veya kripto cüzdanlarının dondurulması (Freezing/Blocking orders) gerekmektedir.

Para İadesi ve Bloke Süreçleri

Suçun uluslararası boyutu, soruşturmanın Siber Suçlar Daire Başkanlığı ve INTERPOL boyutunu zorunlu kılmaktadır. Türkiye’deki bir Savcılık, yurt dışındaki bir banka hesabını tek başına dondurma yetkisine sahip değildir. Bu noktada, uzman bir hukuk bürosunun görevi, mali transfer dekontları ve kripto cüzdan izlerini (blockchain analizi) kullanarak paranın gittiği uluslararası alıcı bankalara veya kripto borsalarına hızlı bir şekilde bloke talebinde bulunulması için gerekli hukuki yazışmaları ve adli yardım taleplerini doğru ve eksiksiz hazırlamaktır. Bu sürecin en büyük düşmanı zamandır; gecikme, paranın geri alınmasını imkansız hale getirebilir.

VII. Finansal Kurumların Hukuki Sorumluluğu: Banka ve Ödeme Kuruluşları

Failin bulunamaması veya paranın yurt dışına kaçırılması durumunda, mağdurlar için ikinci ve güçlü bir hukuki alternatif de finansal kurumlara karşı maddi tazminat davası açmaktır.

Bankanın Güvenlik Tedbiri Alma Yükümlülüğü

Bankalar, Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik gereği, müşterilerinin parasını korumak ve güvenli bankacılık hizmeti sunmakla yükümlüdürler. Güncel dolandırıcılık yöntemlerinde, dolandırıcılar oltalama veya uzaktan bağlantı yazılımları kullanarak mağdurun mobil bankacılık hesabına erişebilmekte, hatta gelen SMS onay kodlarını okuyup silebilmektedir.

Bankanın, müşterisinin hesabındaki bu tür olağandışı, hızlı ve yüksek miktarlı transferleri (özellikle dolandırıcılık hesaplarına giden transferleri) tespit edip uyarı veya bloke koymaması, güvenlik zaafiyeti oluşturmaktadır. Bankanın sorumluluğu, sadece teknik güvenlik açıklarıyla sınırlı değildir; aynı zamanda dolandırıcı hesabın açılışındaki (Know Your Customer – KYC) eksiklikleri ve işlemlerin takibi yükümlülüğünü de kapsar. Eğer dolandırıcı hesabı, kısa süre önce açılmışsa ve sürekli şüpheli para girişi varsa, bankanın bu durumu tespit edememesi, Yönetmelik gereği sorumluluğunu doğurur.

Yargı Kararları Işığında Bankanın Sorumluluğu (Tazminat Hukuku)

Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları, bankaların gerekli güvenlik önlemlerini almayarak müşterinin bankacılık bilgilerinin üçüncü kişilerin eline geçmesine sebebiyet vermesi durumunda, oluşan zarardan sorumlu olduğunu hükme bağlamaktadır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 2023/1508 K. sayılı ilamı bu duruma örnek teşkil etmektedir. Bu nedenle, ceza davası paralelinde, bankaya karşı Tüketici veya Ticaret Mahkemelerinde maddi tazminat davası açılması, mağdurun zararını telafi etme yolunda en güçlü hukuki alternatiftir.

VIII. Hukuk Bürosu Rehberi: Mağdurların Atması Gereken Somut Adımlar

Nitelikli dolandırıcılık vakalarıyla karşı karşıya kalan mağdurlar için, ilk 48 saat zarfında atılacak adımlar, davanın kaderini belirler. Aşağıdaki kontrol listesi, acil eylem planını özetlemektedir:

  1. İlk 48 Saat: Kritik Eylem Planı
  2. İletişimi Kesme: Dolandırıcılarla kurulan tüm iletişimi (telefon, e-posta, SMS) derhal sonlandırmak ve ek para transferi taleplerini kesinlikle reddetmek.
  3. Delillerin Hukuki Koruma Altına Alınması: Mağdurun kendi elindeki tüm dijital veriyi (ekran görüntüleri, linkler, dekontlar) eksiksiz kaydetmesi, dijital delil zincirinin bozulmaması için kritik öneme sahiptir.
  4. Banka Uyarısı: Paranın transfer edildiği bankayla acilen iletişime geçilerek transferi durdurma veya bloke etme talebi iletilmelidir.

Uzman Avukatın Rolü: Ceza ve Tazminat Süreçlerinin Paralel Takibi

Siber suçlar ve nitelikli dolandırıcılık konusunda uzmanlaşmış bir hukuk bürosu, mağdurun haklarını korumada en büyük güvencedir. Bu tür davalarda başarı, siber delil yönetiminin (CMK 134/135) hukuka uygunluğunun sağlanmasına, TCK 158 kapsamında en ağır cezanın talep edilmesine, uluslararası adli yardımlaşma süreçlerinin başlatılmasına ve banka sorumluluğunun etkin bir şekilde sorgulanmasına bağlıdır. Bu karmaşık süreçlerin eş zamanlı ve hatasız yürütülmesi, ancak uzmanlık ve deneyimle mümkündür.

Tablo 2: Mağdurlar İçin Acil Eylem ve Delil Koruma Kontrol Listesi

Adım Yapılması Gereken Eylem Hukuki Önemi (Delil Niteliği)
1. Para Transferi Bankanızla iletişime geçin ve transferi durdurma/bloke etme talebini hemen iletin. Paranın uluslararası transfer zincirine girmesini engelleme.
2. Dijital Delil Sahte reklamların URL’si, arayan yabancı/yerel numaralar, SMS’ler ve sahte site (trivixan.com) adresi kaydedilmeli. CMK m. 135 (İletişim Tespiti) ve CMK m. 134 (Bilişim İncelemesi) için temel kanıtlar.
3. Finansal Kanıt Havale/EFT dekontları ve kripto cüzdan işlem kayıtları (hash ID) çıktı alınmalı ve dijital olarak yedeklenmeli. Suçtan elde edilen menfaatin tespiti ve TCK 158/1-l cezasının belirlenmesi.
4. Hukuki Başvuru Gecikmeksizin Siber Suçlarda uzman bir Avukata danışarak dosya oluşturulmalı ve Savcılığa suç duyurusunda bulunulmalı. Soruşturmanın hızla başlatılması ve hukuka uygun delil toplanmasının güvence altına alınması.

 

Sonuç ve Hukuk Bürosu İletişim Çağrısı

Türkiye Petrolleri adının suistimal edilerek gerçekleştirilen sahte yatırım dolandırıcılığı, organize, uluslararası ve Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi kapsamında en ağır şekilde cezalandırılması gereken bir Nitelikli Dolandırıcılık suçudur. Bu suçun mağduru olmak zorlu ve yıpratıcı bir süreç olsa da hukuki mücadele yolları mevcuttur.

Bu tür karmaşık siber ve finansal dolandırıcılık davalarında, başarıya ulaşmak için iki temel stratejinin eş zamanlı yürütülmesi gerekir: Birincisi, TCK 158 kapsamında failin en ağır cezayı almasını sağlamak için siber delil zincirinin hukuka uygun olarak yönetilmesi ve uluslararası adli mekanizmaların işletilmesi; ikincisi ise, banka ve finans kuruluşlarının ihmallerine dayanılarak maddi zararın tazminat davası yoluyla geri alınmasıdır.

Eğer siz veya bir yakınınız bu sahte yatırım tuzağının mağduru olduysa, zaman, dijital delillerin korunması ve mali takibin başlatılması açısından en değerli kaynaktır. Mağduriyetin giderilmesi ve dolandırıcıların cezalandırılması için hukuki süreçlerin profesyonel bir ekiple derhal başlatılması gerekmektedir. Uzman ekibimiz, karmaşık nitelikli dolandırıcılık ve siber suç davalarındaki deneyimiyle, mağdurlara somut hukuki çözümler sunmaya hazırdır. Hukuki haklarınızı güvence altına almak ve kayıp paranın izini sürmek için zaman kaybetmeden iletişime geçiniz.

 

Bunlar da ilginizi çekebilir.