Kripto para görevli mahkeme sorusu, pek çok kripto yatırımcısının dava açarken düştüğü ve yıllarca süren usul kaybına yol açan en yaygın hatanın kaynağıdır. Kripto borsası dava tüketici mi yoksa ticaret mahkemesine mi sorusunun yanıtı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2025 tarihli devrim niteliğindeki kararıyla artık tartışmasızdır. 7518 sayılı Kanun’un kripto varlık hizmet sağlayıcılarını sermaye piyasası disiplinine sokmasının ardından kripto ön satış dava asliye ticaret bağlantısı hukuki zorunluluk haline gelmiştir. Bu rehber, usul hatasından kaynaklanan zaman ve para kaybının önüne geçmek için kaleme alınmıştır.
Bu Yazımızda Neler Bulacaksınız
Kripto para görevli mahkeme sorusu, binlerce yatırımcı ve onlarca avukatın dava stratejisini baştan hatalı kurmasına neden olan en kritik usul meselesidir. Kripto borsası dava tüketici mahkemesi mi, Asliye Hukuk Mahkemesi mi, yoksa Asliye Ticaret Mahkemesi mi sorusu; 7518 sayılı Kanun öncesinde Türk mahkemelerinin yıllarca bocaladığı, görevsizlik kararları zinciriyle tıkanan bir labirentti. Kripto ön satış dava asliye ticaret bağlantısı 2025 yılına kadar net bir içtihatla ortaya konamamıştı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2025 tarihli kararı bu boşluğu kapattı ve kripto davaları için görevli mahkeme tartışmasını sonlandırdı.
7518 Sayılı Kripto Yasası Öncesi ve Sonrası: Görev Çelişkisinin Anatomisi
7518 sayılı Kanun öncesinde Türkiye’de kripto varlıklara ilişkin spesifik bir yasal düzenleme bulunmuyordu. Bu yasal boşluk, kripto uyuşmazlıklarının mahkemeler arasında adeta pinpon topu gibi gidip gelmesine yol açıyordu.
Yasal Boşluğun Yarattığı Mahkeme Kaosunun Portresi
Kripto borsasına karşı dava açmak isteyen bireysel yatırımcı Tüketici Mahkemesi’ne gidiyordu; zira bir hizmetten yararlanan kişinin tüketici olduğu sezgisel görünüyordu. Mahkeme bu konuda görev kararı verebilir veya görevsizlik kararı ile dosyayı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderebiliyordu. Asliye Hukuk Mahkemesi zaman zaman Asliye Ticaret’e, Asliye Ticaret ise Asliye Hukuk’a görevsizlik kararı verebiliyordu. Bu döngü avukatlar için kabus, yatırımcılar için yıkım anlamına geliyordu; zira her görevsizlik kararı harcanan zaman, ödenen harç ve uzayan zamanaşımı demekti.
7518 Sayılı Kanun ile Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılarının Sermaye Piyasası Şemsiyesine Girmesi
2024 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun, Sermaye Piyasası Kanunu’na (SPKn) kripto varlık düzenlemelerini ekledi. Bu eklemeyle kripto varlık hizmet sağlayıcıları (KVHS) artık Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)‘nın lisans, denetim ve yaptırım yetkisi altına girdi. Kripto borsaları, saklama hizmeti sağlayıcıları ve işlem platformları artık birer sermaye piyasası kurumu statüsünde değerlendirilmektedir. Bu dönüşümün mahkeme görev meselesine etkisi doğrudan ve köktendir: SPK denetimine tabi kuruluşlarla yaşanan uyuşmazlıklar, sermaye piyasası işlemleri niteliği kazanmış ve dolayısıyla TTK md. 4 kapsamındaki mutlak ticari davalar arasına girmiştir.
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi’nin 2025 Tarihli Kararının Detaylı Analizi
Karar Kimlik Bilgileri
Mahkeme: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Esas/Karar: 2025/34 / 2025/150
Karar Tarihi: 06.02.2025
Kararın Türü: Görev Uyuşmazlığı — İstinaf
Temel Hüküm: Kripto yatırımcısı tüketici sayılamaz; kripto uyuşmazlıkları TTK md. 4/1-f kapsamında mutlak ticari davadır; görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir
Kripto Yatırımcısı Neden Tüketici Değildir?
BAM kararının birinci ve en temel kırılımı tüketici statüsüne ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tüketici şu biçimde tanımlanmıştır: ticari veya mesleki amaçları dışındaki amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi. Bu tanımın kripto sektörüne uygulanması, son derece nettir.
Kripto varlık alım satımı, borsa işlemleri ve özellikle ön satış (ICO) katılımı; fiyat artışı beklentisiyle yapılan, kar amacı taşıyan finansal işlemlerdir. Yatırımcı bir tüketim malı veya hizmet satın almamaktadır; bir finansal ürün üzerinde yatırım yapmaktadır. Bu temel ayrım, tüketici hukukunun koruma şemsiyesini kripto işlemlerinden uzak tutmaktadır. BAM kararında açıkça vurgulanan “kar amacıyla hareket etme” tespiti, tüketici statüsünü devre dışı bırakan belirleyici unsurdur.
Aynı mantık daha önce hisse senedi ve yatırım fonu davalarında da uygulanmıştı: Yargıtay, hisse senedi yatırımcısını tüketici olarak kabul etmemiş ve bu tür uyuşmazlıkları ticari mahkemelere yönlendirmişti. 7518 sayılı Kanun sonrasında kripto işlemlerinin bu yatırım araçlarıyla aynı hukuki rejime girmesi, BAM kararının zeminine oturtulduğu temel kıyastır.
TTK 4/1-f Bağlamında Mutlak Ticari Dava
Her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ile taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan haller de dahil olmak üzere, ödünç para verme, bankacılık ve finansal hizmet kuruluşlarının işlemlerinden doğan davalar mutlak ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülür.
BAM kararı, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının 7518 sayılı Kanun’la sermaye piyasası kuruluşu statüsüne girmesini TTK md. 4/1-f’deki “finansal hizmet kuruluşları” kategorisiyle buluşturmuştur. Bu buluşma son derece yerindedir: SPK lisanslı kripto borsaları artık mevzuat çerçevesinde finansal aracı kurum niteliği taşımaktadır. Finansal aracı kurumlarla yaşanan uyuşmazlıkların TTK md. 4 kapsamında ticari dava sayılması ise köklü bir içtihat geleneğine dayanmaktadır.
Kararın bu hukuki kurgusunu şöyle özetleyebilirim: kripto borsası bir sermaye piyasası kuruluşudur (7518 sonrası); sermaye piyasası kuruluşlarıyla yaşanan uyuşmazlıklar TTK md. 4/1-f kapsamındadır; TTK md. 4/1-f kapsamındaki davalar mutlak ticari davadır; mutlak ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Bu dört basamaklı zincir, kararın hukuki mimarisini oluşturmaktadır.
Ön Satış (ICO) ve İzahname Uyuşmazlıkları: Kararın Kapsamı
İstanbul BAM kararının etki alanı salt borsa-kullanıcı uyuşmazlıklarıyla sınırlı değildir. Kripto ön satış (ICO) süreçleri, token dağıtım sözleşmeleri ve izahname kapsamında gerçekleştirilen kripto alımları da bu kararın belirlediği usul zemininde görülmek zorundadır. 7518 sayılı Kanun’la getirilen izahname ve ön satış bildirimi zorunluluğu, ICO işlemlerini doğrudan sermaye piyasası mevzuatının kapsamına sokmuştur. Bu çerçevede bir futbol kulübünün çıkardığı fan token ön satışından, bir DeFi projesinin ilk coin ihracına kadar tüm ön satış uyuşmazlıkları Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanındadır.
Bu konuyu somutlaştırayım: bir yatırımcı ICO aşamasında token satın almış, proje vaatlerini yerine getirmemiş ve token değersiz hale gelmiştir. Bu yatırımcı nereye dava açmalıdır? BAM kararı öncesinde bu soruya verilecek yanıt belirsizdi; karardan sonra artık tartışmasızdır: Zorunlu ticari arabuluculuk sürecini işletip ardından Asliye Ticaret Mahkemesi’ne.

Kripto Uyuşmazlık Türüne Göre Mahkeme Görev Rehberi (2025 BAM Kararı)
| Kripto Uyuşmazlık Türü | Eski Uygulama (Hatalı) | 2025 BAM Kararı Sonrası Doğru Uygulama | Ön Şart |
|---|---|---|---|
| Borsa Hesabı Bloke / Alacak | Tüketici Mahkemesi | Asliye Ticaret Mahkemesi | Zorunlu Ticari Arabuluculuk |
| Token Ön Satış / ICO İptali ve Bedel İadesi | Asliye Hukuk Mahkemesi | Asliye Ticaret Mahkemesi | Zorunlu Ticari Arabuluculuk |
| Kripto Hesabı Hack / Tazminat | Asliye Hukuk Mahkemesi (bireysel için) | Asliye Ticaret Mahkemesi (KVHS borsa tarafı için) | Zorunlu Ticari Arabuluculuk |
| Kripto Arbitraj Kaybı / Sistemsel Hata | Belirsiz — mahkemeden mahkemeye | Asliye Ticaret Mahkemesi | Zorunlu Ticari Arabuluculuk |
| İzahname Kapsamı Dışı Kripto Satışı Tazminat | Belirsiz — Tüketici veya AHM | Asliye Ticaret Mahkemesi | Zorunlu Ticari Arabuluculuk |
| Saklama Hizmeti Sağlayıcısına Karşı Dava | Belirsiz | Asliye Ticaret Mahkemesi | Zorunlu Ticari Arabuluculuk |
Kripto Paralar İçin Dava Açarken Görev Hatası Yapmamanın Formülü
Emsal kararın ortaya koyduğu çerçevede, bir kripto yatırımcısının dava açmadan önce takip etmesi gereken adımları eksiksiz biçimde açıklıyorum. Her adımın atlanması, ya usulden ret kararıyla ya da mahkemeden mahkemeye sürüklenmekle sonuçlanacaktır.
-
1Uyuşmazlığın Konusunun ve Tarafın Doğru NitelendirilmesiDavanın içeriği ve karşı tarafın statüsü, stratejiyi belirleyen ilk unsurdur. Karşı taraf SPK lisanslı bir KVHS (kripto varlık hizmet sağlayıcısı) mı? Bu durumda 7518 sonrası mevzuat uygulanmakta ve görevli mahkeme Asliye Ticaret’tir. Ön satış davası mı, siber saldırı tazminatı mı, hesap blokesi mi? Her senaryoda uyuşmazlığın ticari niteliği analiz edilmeli ve TTK md. 4 kapsamına girip girmediği belirlenmelidir. Bu analiz yapılmadan dava dilekçesi yazılmamalıdır. Bir kripto hukuku avukatı bu ön analizi dakikalar içinde yapabilir ve yanlış mahkeme seçiminden kaynaklanacak yıllarca süren usul süreçlerini önler.
-
2Zorunlu Ticari Arabuluculuk Sürecinin İşletilmesiKripto uyuşmazlıkları artık TTK md. 4 kapsamında mutlak ticari dava sayıldığından, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun ticari davalara ilişkin zorunlu arabuluculuk hükümleri devreye girmektedir. Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan dava, HMK md. 114/1-h uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Arabuluculuk başvurusu için Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na kayıtlı bir arabulucu belirlenmeli ve karşı tarafa bildirim yapılmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa sorun büyümeden çözülür; anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınarak Asliye Ticaret Mahkemesi’ne geçilir.
-
3Yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi’nde Dava AçılmasıArabuluculuk son tutanağının alınmasının ardından dava, yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılmalıdır. Yetki meselesinde kripto borsasının Türkiye’deki tescil adresi belirleyici olup genel yetki kuralı uygulanır. Dava dilekçesinde İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2025 tarih ve 2025/34 E., 2025/150 K. sayılı kararı emsal gösterilmelidir. Bu referans, mahkemenin görevsizlik kararı verme ihtimalini önemli ölçüde azaltır ve yargılamanın esasa geçişini hızlandırır.
-
4Dilekçede 7518 Sayılı Kanun ve TTK md. 4/1-f’ye Mutlaka Yer VerilmesiDava dilekçesinin görev ve yetki bölümüne şu hukuki dayanaklar açıkça yazılmalıdır: davalının 7518 sayılı Kanun kapsamında SPK lisanslı KVHS statüsünde olduğu; bu statünün kripto işlemlerini sermaye piyasası işlemi niteliğine soktuğu; TTK md. 4/1-f uyarınca finansal hizmet kuruluşu işlemlerinden doğan davaların mutlak ticari dava olduğu ve İstanbul BAM 12. HD’nin 06.02.2025 tarihli kararının bu çerçevede görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu tescillediği. Bu dört unsur dilekçede yer aldığında, mahkemenin görev itirazını reddetmesi güçleşir ve yargılamanın esasa geçişi hızlanır.
Zorunlu Ticari Arabuluculuk: Kripto Davalarında Artık Kaçınılmaz Ön Şart
Kripto davalarında mahkeme görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne geçmesinin pratikte hayata geçirdiği en önemli sonuç, zorunlu ticari arabuluculuk şartıdır. Bu şart, pek çok yatırımcı ve avukat tarafından göz ardı edilmekte ve ciddi usul kayıplarına neden olmaktadır.
Zorunlu Arabuluculuğun Hukuki Temeli
6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi kapsamındaki ticari davalar için zorunlu arabuluculuk şartı, 7155 sayılı Kanun ile 2018 yılında hayata geçirilmiştir. Buna göre, ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Bu şart, TTK md. 4 kapsamındaki her türlü ticari dava için geçerlidir. Kripto uyuşmazlıklarının TTK md. 4/1-f kapsamına alınmasıyla bu şart, kripto davaları için de tartışmasız biçimde uygulanmaktadır.
Arabuluculuk Sürecinde Kripto Davacısının Dikkat Etmesi Gerekenler
Arabuluculuk süreci, yalnızca bir ön formalite olarak değerlendirilmemelidir. Bu aşamada karşı tarafın (kripto borsası veya ön satış şirketinin) tutumunu ölçmek, delil paylaşımı yapmadan talep miktarını netleştirmek ve karşı tarafın uzlaşmaya ne ölçüde yatkın olduğunu tespit etmek mümkündür. Öte yandan MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu)‘nın kripto varlık işlemlerine yönelik denetim yetkisi göz önünde bulundurulduğunda, arabuluculuk sürecinde şüpheli işlemlere ilişkin raporlama yükümlülükleri de akılda tutulmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamıyorsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılmalıdır.
Arabuluculuk Öncesi Delil Güvencesi
Arabuluculuk sürecine girilmeden önce kripto hesabı ekran görüntüleri, borsa transfer kayıtları, blokzincir işlem kimliği (TXID), borsa ile yapılan yazışmalar ve sözleşme belgeleri noter e-tespit tutanağıyla sabitlenmelidir. Arabuluculuk sürecinde delillerin paylaşılma riskine karşı önceden güvence altına alınmış belgeler, hem arabuluculukta hem de sonraki yargılama aşamasında kritik işlev görür. Bu hazırlığı bir kripto para avukatı ile koordineli yürütmek süreci hem hızlandırır hem güçlendirir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kripto para borsasına açılacak davalarda görevli mahkeme hangisidir?
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2025 tarihli ve 2025/150 sayılı emsal kararına göre kripto para borsalarına karşı açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. 7518 sayılı Kanun kripto varlık hizmet sağlayıcılarını SPK denetimine tabi kılmış ve bu kuruluşları finansal hizmet kuruluşu statüsüne sokmuştur. TTK md. 4/1-f uyarınca finansal hizmet kuruluşlarıyla yaşanan uyuşmazlıklar mutlak ticari davadır. Tüketici Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizdir. Dava açmadan önce zorunlu ticari arabuluculuk şartı yerine getirilmelidir.
Kripto para yatırımcıları Tüketici Mahkemesinde dava açabilir mi?
Hayır. İstanbul BAM 12. HD 2025/150 sayılı kararı kripto yatırımcılarının 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayılamayacağını kesin olarak hükme bağlamıştır. Kripto işlemleri; hisse senedi, fon ve finansal araç yatırımlarıyla aynı kategoride değerlendirilmektedir ve bu işlemler ticari veya mesleki amaç dışı tüketim sayılamaz. Tüketici Mahkemesi’ne açılan kripto davaları, görevsizlik kararı verilerek Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yönlendirilir; bu süreç aylarca süren zaman ve ek masraf demektir.
2025 tarihli İstanbul BAM kararının kripto davalarına etkisi nedir?
Kararın üç somut etkisi bulunmaktadır. Birincisi, kripto davaları için görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olarak kesin biçimde tescillenmiştir. İkincisi, kripto yatırımcısı artık tüketici sayılamayacağından Tüketici Mahkemelerine başvuru yolu kapanmıştır. Üçüncüsü, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin zorunlu kıldığı ticari arabuluculuk şartı kripto davaları için de uygulanmaktadır. Kararın dilekçede emsal gösterilmesi, mahkemelerin görevsizlik kararı verme ihtimalini azaltır ve yargılamanın esasa geçişini hızlandırır.
Kripto davalarında arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
Evet, zorunludur. Kripto uyuşmazlıkları TTK md. 4/1-f kapsamında mutlak ticari dava sayıldığından, ticari davalardaki zorunlu arabuluculuk şartı otomatik olarak uygulanmaktadır. Arabuluculuğa başvurulmadan Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan dava, HMK md. 114/1-h uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Arabuluculuk başvurusu yapılması, son tutanak alınması ve ardından dava açılması gereken sıralı zorunluluk bu şekilde işlemektedir.
Kripto ön satış (ICO) sözleşmesinden doğan davalar nerede açılır?
İstanbul BAM 12. HD 2025/150 sayılı emsal karara göre kripto ön satış ve ICO uyuşmazlıkları da TTK md. 4/1-f kapsamında değerlendirilmekte ve Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. ICO işlemleri 7518 sayılı Kanun çerçevesinde izahname zorunluluğu kapsamına girdiğinden sermaye piyasası işlemi niteliği taşımakta; ön satış katılımcısı ise kar amacıyla hareket ettiğinden tüketici sayılamamaktadır. Dava öncesinde zorunlu ticari arabuluculuk şartı da gözetilmelidir.
Bu Yazı Avukat Tarafından Yazılmıştır
Av. Ahmet Karaca
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No: 92414). Türkiye Barolar Birliği Sicil No: 234456. Kripto para hukuku, sermaye piyasası hukuku, ticaret hukuku, bilişim hukuku ve icra-iflas hukuku alanlarında uzman. Duke University (DeFi Primitives), Politecnico di Milano (AI and Legal Issues) ve Lund University (AI & Law) sertifika programı mezunu. UNICEF & Habitat Derneği sertifikalı eğitmen. Haberler.com köşe yazarı. Udemy Blockchain ve Kripto Para Hukuku eğitiminin hazırlayıcısı.
Kripto para davaları, görevli mahkeme analizi, zorunlu arabuluculuk ve ICO ön satış uyuşmazlıkları için: defihukuk.com | LinkedIn: Av. Ahmet Karaca