Paribu Google Davası
Türkiye’nin en büyük kripto para borsalarından Paribu, Google’ın kripto para borsalarının reklamlarını Türkiye’den kabul etmemesini haksız rekabet olarak nitelendirerek dava açtı. Ancak rakip firmaların reklamlarını aynı ortamda yayınlamasına izin verildiğini ileri süren Paribu, üç aşamalı bir yargılamada da hakkını arayamadı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 08.07.2024 tarihli emsal kararında sözleşme serbestisi ile haksız rekabet sınırlarını netleştirdi: imzalanan reklam sözleşmesindeki geniş red yetkisi ve ayrımcılığın ispat edilememesi, TTK md. 55 kapsamında haksız rekabet iddiasını çürüttü. Bu karar, dijital platformlardaki reklam kısıtlamalarının hukuki sınırlarını anlayan her kripto şirketinin bilmesi gereken kritik bir içtihat niteliği taşımaktadır.
Bu Yazımızda Neler Bulacaksınız
- Paribu ile Google Arasındaki Uyuşmazlık: Arka Plan
- Google’ın Kripto Para Reklam Politikası: Türkiye Neden Dışarıda Kaldı?
- Yargıtay 11. HD 2024/5650 Sayılı Kararın Analizi
- TTK Madde 55 ve Dijital Reklam Platformları: Sınırlar Nerede?
- Rekabet Hukuku Boyutu: 4054 Sayılı Kanun ve Hakim Durum
- 7518 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Dönem: Kripto Borsaları Reklam Verebilir mi?
- Sıkça Sorulan Sorular
Bir kripto para borsasının Google’da reklam verememesi, dijital çağda doğrudan müşteriye ulaşamamak demektir. Kripto para reklam yasakları, özellikle 2018-2022 döneminde Google, Facebook ve Twitter gibi büyük platformların kripto sektörüne getirdiği kısıtlamalarla birlikte sektörün en büyük pazarlama sorunlarından biri haline geldi. Türkiye’de faaliyet gösteren kripto borsaları bu kısıtlamalarla boğuşurken, Paribu durumu mahkemeye taşıdı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 08.07.2024 tarihli ve 2024/5650 sayılı kararı, dijital reklam platformlarının kısıtlayıcı politikalarının Türk haksız rekabet hukuku kapsamında değerlendirilme sınırlarını çizen Türkiye’deki ilk üst mahkeme içtihadı olma özelliğini taşımaktadır.

Paribu ile Google Arasındaki Uyuşmazlık: Arka Plan
Paribu, www.paribu.com adresinde bitcoin başta olmak üzere kripto para alım satımına aracılık ederek komisyon geliri elde eden yerli bir dijital varlık borsasıdır. Şirketin müşteri çevresinin tamamı internet ortamında olduğundan Google reklamları, bu iş modelinin doğal ve neredeyse tek etkin tanıtım kanalıdır. Paribu, Google nezdinde reklam vermek için birden fazla kez başvurmuş; ancak her seferinde “kripto para birimleri içerdiği” gerekçesiyle reklam talebi reddedilmiştir.
Paribu’nun itirazının odak noktası şuydu: Google, kripto para borsası olduğu için Paribu’nun reklamını reddederken aynı sektörde faaliyet gösteren rakip firmaların reklamlarını yayınlamaktaydı. Bu durum, piyasada Paribu aleyhine dengesiz bir rekabet ortamı yaratıyordu. Paribu bu gerekçeyle hem haksız rekabetin tespiti ve men’i hem de yoksun kalınan kara karşılık 1.000 TL başlangıç tutarlı tazminat davası açtı. Dava, ticari dava niteliğinde olduğundan görevli mahkeme İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ydi.
Dava Zinciri
İlk Derece: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi — E.2020/608 K.2022/780 — Davanın reddine
İstinaf: İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi — E.2023/148 K.2023/191 — İstinaf esastan reddedildi
Temyiz: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi — E.2023/3480 K.2024/5650 — Karar 08.07.2024 tarihinde onandı
Sonuç: Üç aşamada da Paribu aleyhine karar — Google’ın uygulaması haksız rekabet oluşturmadı
Google’ın Kripto Para Reklam Politikası: Türkiye Neden Dışarıda Kaldı?
Google’ın Mali Ürünler ve Hizmetler Reklam Politikası, kripto para birimlerini yüksek riskli ve karmaşık düzenlemeye tabi bir kategori olarak ele almaktadır. Bu politikaya göre kripto para borsası reklamları ülke bazında kısıtlıdır; reklam yayınlanabilmesi için Google’ın sertifikasyon programından geçmek ve yalnızca izin verilen ülkeleri hedeflemek gerekmektedir.
Davanın yaşandığı dönemde Google, kripto para borsası reklamlarına yalnızca ABD ve Japonya’da izin vermekteydi. Türkiye, onaylı ülkeler listesinde yer almıyordu. Google bu politikayı; kripto para düzenlemelerinin ülkeden ülkeye farklılaşması, yatırımcı koruma mekanizmalarının her ülkede yeterince gelişmemiş olması ve yüksek volatiliteye sahip varlık sınıflarında kullanıcıların korunması gerekçesiyle savunmaktaydı.
Paribu’nun Ayrımcılık İddiası
Bilirkişi incelemesi, Paribu’nun iddiasını kısmen doğrulayan tespitler içeriyordu: davalı Google’ın sitesinde daha önce rakip firmalara ait bir kısım kripto para reklamlarının yayınlandığı saptandı. Bu tespit Paribu’nun dava stratejisinin temelini oluşturuyordu: “benim reklamım kabul edilmedi, rakiplerinki kabul edildi.” Ne var ki aynı bilirkişi incelemesi, söz konusu reklamların dava inceleme sürecinde kaldırılmış olduğunu da ortaya koydu. Mahkeme ve ardından Yargıtay bu durumu değerlendirirken kritik bir soruyu sormaktaydı: devam eden, sistematik ve kasıtlı bir ayrımcılık mı vardı, yoksa Google’ın otomatik filtreleme sisteminden kaçan bazı reklamlar mıydı?
Yargıtay 11. HD 2024/5650 Sayılı Kararın Hukuki Analizi
Yargıtay kararının üç temel gerekçesi, kripto şirketleri ve dijital hukuk alanında çalışan herkes için son derece önemli içtihat noktaları sunmaktadır.
Birinci Gerekçe: Sözleşme Serbestisi ve Reddetme Yetkisi
Paribu ile Google Ireland Limited arasındaki reklam verme sözleşmesinin 1. maddesi, Google ve ortaklarının reklamları herhangi bir sebeple veya sebepsiz olarak reddetme ve kaldırma hakkını açıkça düzenliyordu. Paribu, bu şartları kabul ederek sözleşmeyi imzalamıştı. Mahkeme burada köklü bir sözleşme hukuku ilkesini uyguladı: bir tarafın sözleşme şartlarını kabul etmesinin ardından, bu şartların öngördüğü sınırlar içinde kullanılan haklara itiraz etme imkânı son derece sınırlıdır.
Hukuki açıdan bu yaklaşım tartışmaya açıktır. Sözleşme şartları, hakim durumu kötüye kullanan bir platform tarafından tek taraflı olarak belirlenmişse ve bu şartlar fiilen katılımcının sözleşme özgürlüğünü ortadan kaldırıyorsa, TBK md. 21 ve TMK md. 2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık gündeme gelebilir. Paribu bu argümanı yeterince işleyemedi; dava stratejisi ağırlıklı olarak ayrımcılık iddiasına dayandı.
İkinci Gerekçe: Ayrımcılığın İspatlanamaması
Bilirkişi raporunda, rakip kripto borsalarının reklamlarının Google platformunda yer aldığına dair tespitler mevcuttu. Ancak bu reklamların bilirkişi incelemesi sırasında artık yayında olmadığı anlaşıldı. Mahkeme, Google’ın açıklamasını — bazı reklamların otomatik filtreleme sisteminden kaçtığını, ancak sonradan kaldırıldığını — hukuka uygun buldu. Bu kabulle birlikte “rakiplere izin verildi, bize verilmedi” argümanı ispat gücünü yitirdi.
Kripto hukuku perspektifinden bu kısım davanın en kritik noktasıdır. Ayrımcılık iddiasını kanıtlamak için gerçek zamanlı olarak ve belgelenmiş biçimde rakip reklamların yayında olduğunu tespit etmek gerekir. Bunun için noter e-tespit tutanakları, düzenli aralıklarla alınan screenshot dökümleri ve siber güvenlik uzmanının teknik belgelemeleri en güçlü delil paketini oluşturur. Paribu davası bu delil altyapısını yeteri kadar güçlü kuramamıştır.
Üçüncü Gerekçe: TTK Madde 55 Kapsamı Dışında Kalma
Yargıtay, Google’ın uygulamasının TTK’nın 55. maddesinde sayılan haksız rekabet hallerinden hiçbirini kapsamadığı sonucuna ulaştı. Bu değerlendirmenin önemi şuradan kaynaklanmaktadır: TTK md. 55, haksız rekabet hallerini sayarken “başlıcaları” ifadesini kullanmakta ve listeyi sınırlı tutmamaktadır. Dolayısıyla teorik olarak listede yer almayan haller de kapsam içine girebilir. Ancak bu kapsamın genişletilebilmesi için dürüstlük kuralına aykırılığın somut biçimde ortaya konması gerekmektedir. Mahkeme bu somutlaştırmayı yeterli bulmadı.
TTK Madde 55 ve Dijital Reklam Platformları: Sınırlar Nerede?
Paribu davası, dijital reklam platformlarının TTK md. 55 kapsamındaki sorumluluğunu inceleyen ilk üst mahkeme kararı olma özelliği taşımaktadır. Bu karar, kripto şirketleri açısından şu tabloyu çizmektedir.
| Durum | TTK md. 55 Kapsamında Değerlendirme | Gerekli İspat Unsuru |
|---|---|---|
| Sözleşmede red yetkisi öngörülmüş ve kabul edilmiş | Sözleşme şartları içinde kalındığı sürece haksız rekabet iddiası güçtür | Sözleşme şartının dürüstlük kuralını aştığının ispatı |
| Rakiplere izin verilip davacıya verilmemesi | Sistematik ve kasıtlı ayrımcılık ispatlanırsa haksız rekabet gündeme gelebilir | Gerçek zamanlı noter tespiti; rakip reklamların yayında olduğunun belgelenmesi |
| Genel politika gereği tüm borsalara eşit yasak | Haksız rekabet kapsamında değerlendirme güçtür | Politikanın ülkeler arası tutarsız uygulandığının somut delili |
| Hakim platformun konumunu keyfi biçimde kullanması | 4054 sayılı Kanun md. 6 kapsamında daha güçlü zemin oluşur | Rekabet Kurulu’na şikayet; pazar hakimiyetinin ve kötüye kullanmanın ispatı |
TTK md. 55’te sayılan haksız rekabet hallerinin başlıcaları arasında dürüstlük kuralına aykırı reklamlar, rakipleri yanıltıcı biçimde kötülemek ve iş şartlarına uymamak yer almaktadır. Google’ın reklam politikası bu kategorilerin hiçbirine doğrudan girmemektedir; zira Google bir rakip değil, reklam hizmeti sunan bir platform olarak konumlanmaktadır. Bu ayrım, TTK md. 55 kapsamında haksız rekabet argümanını başlangıçtan zayıflatan bir faktördür.
Rekabet Hukuku Boyutu: 4054 Sayılı Kanun ve Hakim Durum
Paribu davası, dava dilekçesinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini de zikretmişti. Bu madde, hakim konumdaki teşebbüslerin bu konumlarını kötüye kullanmalarını yasaklamaktadır. Google’ın arama motoru reklamcılığında hakim, hatta tekel konumunda olduğu gerçek göz önünde bulundurulduğunda bu argüman neden öne çıkmadı?
Rekabet hukukunun getirdiği sorumluluk, haksız rekabetten farklı bir mekanizma üzerinden işlemektedir. Bu yolda dava açmak için Rekabet Kurumu‘na şikayet başvurusu yapılması ve Kurul’un soruşturma açmasının beklenmesi gerekmektedir. Nitekim Rekabet Kurulu, 12.12.2024 tarihli kararıyla Google’ın reklam teknolojisi pazarındaki uygulamaları nedeniyle 2,6 milyar TL idari para cezası vermiştir. Bu karar, Google’ın reklam ekosistemindeki hakim durumunu kötüye kullandığını Türk hukuku çerçevesinde tescillemektedir.
Paribu davası, hakim durumun kötüye kullanılması boyutunu ticaret mahkemesi kanalından aramaya çalışmış; ancak TTK md. 55’in bu argümana sağladığı yasal zemin sınırlı kalmıştır. Kripto borsaları açısından ders şudur: reklam reddi gibi uygulamalar söz konusu olduğunda, Rekabet Kurulu kanalının ticaret mahkemesi kanalına paralel olarak veya öncelikle kullanılması daha elverişli bir hukuki zemin sunabilmektedir.

7518 Sayılı Kanun Sonrası Yeni Dönem: Kripto Borsaları Google’da Reklam Verebilir mi?
Paribu davasının ilk açıldığı dönemde Türkiye’de kripto borsalarını düzenleyen özel bir yasal çerçeve mevcut değildi. Temmuz 2024’te yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetimine tabi hale getirilmiştir. Bu düzenlemenin reklam politikasına yansıması kritik bir soru olarak gündemdedir.
Google, Ocak 2024’ten itibaren kripto para borsası reklamlarına ilişkin politikasını güncellemiştir. Bu güncellemeye göre Google sertifikasyonu almış ve yerel lisanslama koşullarını karşılayan kripto para borsaları, onaylı ülkeleri hedefleyerek reklam yayınlayabilmektedir. SPK lisansı alan Türk kripto borsaları artık bu lisansı belgeli olarak Google sertifikasyon sürecine sunabilir. 7518 sonrası dönemde Türkiye’deki yasal düzenleme çerçevesinin netleşmesi, Paribu davası döneminde var olmayan yeni bir başvuru zemini yaratmaktadır.
Hukuki açıdan şunu vurgulamak gerekir: Paribu’nun kaybettiği dava dönemindeki koşullar, 7518 Kanunu ve ardından gelen SPK düzenlemeleriyle köklü biçimde değişmiştir. O dönemde “Türkiye’de kripto borsası faaliyeti yasal bir çerçeveden yoksundur” argümanı Google’ın red kararını güçlendiriyordu. Bugün SPK lisanslı bir kripto borsasının reklam başvurusu reddi, o dönemkinden çok daha güçlü hukuki argümanlara konu edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Google neden kripto para borsalarının reklamını Türkiye’de kabul etmiyor?
Google’ın Mali Ürünler ve Hizmetler Reklam Politikası, kripto para borsası reklamlarını ülke bazında kısıtlamaktadır. Dava döneminde Türkiye, reklam izni verilen ülkeler listesinde yer almıyordu. Google bu politikayı yerel düzenlemelerin karmaşıklığı ve yatırımcı koruma gereksinimiyle gerekçelendirmektedir. 7518 sayılı Kanun ve SPK lisansı düzenlemeleriyle birlikte Türkiye’nin yasal çerçevesi netleştiğinden, SPK lisanslı borsaların Google sertifikasyon sürecine başvurma zemini güçlenmiştir.
Paribu Google davasında neden kaybetti?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2024/5650 sayılı kararına göre üç temel neden belirleyici oldu. Birincisi, Paribu ile Google arasındaki sözleşmede Google’a reklamları sebep göstermeksizin reddetme yetkisi tanınmış ve Paribu bu şartı kabul etmişti. İkincisi, rakip kripto borsalarının reklamlarının bilirkişi incelemesi sırasında artık yayında olmadığı tespit edildi; sistematik ve kasıtlı ayrımcılık ispat edilemedi. Üçüncüsü, Google’ın uygulamasının TTK md. 55’teki haksız rekabet hallerinden hiçbirine girmediği sonucuna varıldı.
Google’ın reklam politikası TTK anlamında haksız rekabet oluşturabilir mi?
Teorik olarak mümkündür; ancak ispat yükü ağırdır. Bunun için Google’ın belirli rakipleri kayırdığının gerçek zamanlı ve belgelenmiş biçimde ortaya konması, ayrımcılığın sistematik ve kasıtlı olduğunun gösterilmesi ve sözleşme şartlarının dürüstlük kuralını aştığının ispatlanması gerekmektedir. Paribu davası bu ispatı yeterince sağlayamadı. Öte yandan 4054 sayılı Rekabet Kanunu md. 6 kapsamında Rekabet Kurulu’na şikayet, bu tür durumlarda daha elverişli bir hukuki zemin sunabilmektedir.
7518 sayılı Kanun’dan sonra kripto borsaları Google’da reklam verebilir mi?
2024 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile kripto borsaları SPK lisansına tabi hale gelmiştir. Google, Ocak 2024’ten itibaren güncellediği politikasıyla Google sertifikasyonu alan ve yerel lisanslama koşullarını karşılayan kripto borsalarının belirli ülkelerde reklam yayınlayabilmesine kapı aralamıştır. SPK lisanslı Türk kripto borsaları bu lisansı belgeleyerek Google sertifikasyon sürecine başvurabilir. Ancak her başvurunun Google tarafından ayrıca değerlendirileceği ve sonucun garantili olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Dijital platformların reklam reddi kararına karşı hangi hukuki yollara başvurulabilir?
Paribu davası üç temel kanalı ortaya koymaktadır. Birincisi, TTK md. 55-56 kapsamında haksız rekabet davası; sistematik ayrımcılığın gerçek zamanlı delillerle ispatı zorunludur. İkincisi, 4054 sayılı Kanun md. 6 kapsamında Rekabet Kurulu şikayeti; hakim konumdaki platformun bu konumu kötüye kullandığının gösterilmesi halinde idari yaptırım gündeme gelir — nitekim Rekabet Kurulu 2024’te Google’a bu kanaldan 2,6 milyar TL ceza vermiştir. Üçüncüsü, SPK lisansı alınarak Google sertifikasyon sürecine başvurma; bu idari yol, yargı yoluna göre daha hızlı ve pratik sonuç üretebilir.
Bu Yazı Avukat Tarafından Yazılmıştır
Av. Ahmet Karaca
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden onur derecesiyle mezun olmuş, İstanbul Barosu’na kayıtlı (Sicil No: 92414), Türkiye Barolar Birliği Sicil No: 234456 numaralı avukattır. Kripto para hukuku, blockchain hukuku, bilişim hukuku ve yapay zeka hukuku alanlarında uzmanlaşmıştır.
Haberler.com’da “Bilişim Avukatı | Kripto Para Avukatı” imzasıyla köşe yazıları kaleme almakta; UNICEF & Habitat Derneği ortaklığında yürütülen projede sertifikalı eğitmen unvanı taşımaktadır. Uluslararası akademik yetkinlikleri:
- Decentralized Finance (DeFi) Primitives — Duke University
- Artificial Intelligence and Legal Issues — Politecnico di Milano
- AI & Law — Lund University
Udemy platformundaki “Blockchain ve Kripto Para Hukuku” eğitim programı, Türkiye’deki ilk kapsamlı çevrimiçi blockchain hukuku kursları arasında yer almaktadır.
Kripto para reklam yasağı, haksız rekabet ve kripto hukuku avukatı hizmetleri ile kripto para dolandırıcılığı davaları için: defihukuk.com | LinkedIn: Av. Ahmet Karaca